üst katta habibe hanımlar vardı, karı koca hacılar. erzurum, ispirliler. kızları hülya, selma onları seviyor diye, arkadaşı olmuştu. akşamları gelir, şarabından içerdi sıklıkla. uzun bir zaman her akşam. bir iki kere onun şarabını da içmiştiler sanırım. romanın baş kadın aktristine ödp ye filan üye olmayı önermişti. seçimlerde de o ve bir de esas kadının karşı dairesinde ibrahim abileri vardı, eşi ayten, oğulları murat ve bazen kız arkadaşı alev. chp yemi oy verilsin ödp yemi, vs tartışılıyordu. demokratik platformlar da duyulmaya başlanmıştı o sıralar.
hülyanın ömer ve şevket isimli kardeşleri varmışmış. dışarda merdivenlerde merhabalaşılıyordu. kız kardeşi derya vardı, evli, eşi bülent ve 2 çocuklu. her gün çocuklarıyla annelerinin evine gelirlerdi. işadamı kocası da akşamları.
yukarıya bazı bayram ziyaretleri olduysa da, iletişim hülyanın aşağıya inmesiyle, bazı durumlarda da dışardan gelirken doğrudan 4. daireye girmesiyle oluyordu.
karşıdaki ibrahim abilerle diyalog daha hoş, demokrat ve insancaydı/ görülüyordu.
arada hepbirlikte yemekler yiyorlardı.
ibrahim abilerle esas kadın daha çok ilişkiliydi. ona- ibrahim abisine bazı tartışmalarının sonunda hasan cemalın "kürt dosyası" kitabını almıştı.
uzun hikayeler..
ibrahim abiler evden antalya laradaki evlerine giderken mercan isimli kedilerini bıraktılar sokağa, bir de evlerini tutmaya gelen üç kız öğrenciye çok önerip, esas kadına arkadaş bırakmışlar. beğenmişler çocukları.
kızlar aileleriyle gelmeye başladılar, müzik öğrencisi olan çok yetenekli seray, esas kadının 78 lerden uzaktan tanıştığı bir tıplı arkadaşının kızı çıktı. yemeğe filan konuk oldular, bir kere kuşadasındaki öve öve bitiremedikleri geve oteldeki tatillerini bitirmeden antalya mersin taraflarındaki evlerine gideceklerine geri dönüp bir kaç gün daha kaldılar. ortak arkadaşlar hatırlandı, ege tıptan eray, hamza vs. hamzanın hapishane anıları, yurtlardan bazı kişiler, doktor arkadaş çok hümanist insanlara yardım eden bir tip olmuştu, diyaliz hastası annelerine üzülüyorlardı. 2. el araba alım satımı ve mercedes araba tutkusu üzerine konuşuldu, eşi hoş bir bayan dı, bir de oğulları vardı. ankarada filan çok iş yapıyordu. esas kadının külüstür arabasının değiştirilmesiyle ilgili de konuştulardı. değiştirilemedi tabii. herhalde parası yetmedi.
o sırada tuhaf denebilecek bir iki şey. birisi, yemekte filan kızı mutfaktan birşey getirilmesine yardımcı olurken, babası tarafından kapı kollarına karşı uyarılıyordu sürekli. dolaşırken, gider gelirken kapı kollarına takılmamasını, bir tarafına taktırmamasını filan. gülüşülüyordu sonra. biraz tuhaf bir durum var izlenimi oluşuyordu. ..
diğer arkadaşları, seraylarla birlikte gelmiştiler onlar da, menemenli pınar ve aliağada işçi babası annesi,
nevra, ailesiyle tanışılmadı sanırım, ya da yalnızca babası kapıdan konuşuldu belki de.
aileler gittikten sonra kızlarda tuhaf şeyler gözlendi, evden çıkarken filan, telefonlarının kulaklığı sürekli kulaklarında olup,
arada kapıyı çalıp saçma sapan davranışlarla saçmasapan şeyler istemeye başlamışlar. 2 kaşık yoğurt, ellerinde birer kabak kaşık vs, hepsi koridorda, bir yandan kabak oymaya çalışıp bir yandan iyi oyamadıkları için, daha iyi neyle oyabileceklerini sormalar vs.
çocuklar eğlenip eğlendiriliyorlardı sanırım, arada çatıya çıkmayla ilgili birşeyler duyuluyordu.
sürekli esas kadını evlerine çağırıyorlardı, gitmedi. bir kandil gecesi, ailesini, arkadaşlarını arayıp kandillerini kutlayıp, çocuklara kandil ziyaretine gitti,
hoş olmayan bir şeyler oldu.
üstte hülyaların karşı dairesinde sevim hanım kocası ve kızları idil, mesafeli bir diyalog. onlar çıkınca girenlerle de öyle.
alt katta güzide hanım, yıllarca almanya da yaşamış, eşi ölmüş, oğlu tarkan gelini nilüfer, torun mikail, sonra boşandılar aylin gelini oldu arada görüşüyorlardı.
ışık apartmanının karşısında bir evde yaşlı bir kadın çevreyi gözlemlerdi sürekli.
köşe karşıda da nurhaklarda ölen alpaslan özdoğanın abisi kenan- pakize- bülent- ışıl.
onlarla tümüyle rastlantıyla tanışıldı. kedileri, köpekleri justy ve rex vardı. esas kadının kedilerinin varlığıyla sokakta karşılaşmayla tanıştılar. hoş insanlardı. halen çok seyrek olarak geçerken uğruyor bazen.
yanda makedonyadan göçmüş gelmiş olan hanımefendi yapılı emine hanım vardı, çok az kızı havvanımla da tanışıldı. esas kadını sever onun gelip gitmesini isterdi hep, esas kadının annesiyle de arkadaş olmuştu. zarif bir bayandı. güzel yaşlı bir bayan. nezaketli.
bir süre sonra apartmandaki demokratik hava değişmeye başladı.
hülya eniştesinin mhp diye bir partide yönetici filan olduğunu söyledi. esas kadın onlarla ilgili konuşurken de "onlar da insan, iyi tarafları vardır" vs dediğini anımsıyor, çok esefle.
bir gün kenan beyle birlikte arabanın patlayan lastiğini değiştirmeye çalışırken, aylinle konuşurken tarkan da geliyor. omuzunda 3 tane ay işareti filan.
esas kadının canı sıkılıyor. hülyayı çağırmıyor pek. bir kere yalnız kalmak istediğinde, kapı çalınıp hülya gelmek istiyor. esas kadın, yalnız kalmak istediğini söyleyip "ben gel desemde sen gelme" diyor. kız giriyor. çok soğuk bir durum. nedensiz. öyle görünüyor işte. fazla kalamadan gidiyor. görünüşteki dostluk görünüşte bitmiş oluyor. zaten yokmuş ki.
zaten evde cansıkıcı şeyler oluyor, merdivenlerde tuhaf insanlarla karşılaşıyor bazen. kimseyle ilgili değil, bakmadan geçip gidiyor. herakşam şarap içmese katlanılmaz ve dayanılmaz zamanlar. zor günler. yalnız. kedileri var, çiçekleri. sıksık yukardan ilaçlı suyla yıkanan pancurların suyundan çiçekleri bozuluyor, söylüyor filan. bir kaç kere haber veriyorlar yıkarken.
evinde tuhaflıklar oluyor, sanki birileri giriyormuş filan gibi, hasta oluyor antibiyotikler başlıyor sıksık. daha önce ibrahim abisiyle kapı kilidi değiştirilmişti. sonra arkadaşı ismet beyle birlikte kapının kilidi değiştiriliyor. kendi öğreniyor. neredeyse 10 kere kapısının kilitlerini değiştiriyor.
hülyanın kardeşi ömer, kapıları kilitli kaldı diye sık sık balkonlardan tırmanıp evlerine balkonlardan giriyor. birkaç kere şevket.
resim yapmaya çalışıyor. orada yüksek lisans öğrencisi ayşegülle gerçekten güzel zamanları oluyor.
annesiyle sorunlar var. tuhaf şeyler oluyor. kimsenin bir dediği bir dediğini tutmuyor.
evi değiştirmeye çalışıyor. zor gibi. eşyaları atmayı düşünüyor. sonra 78 li arkadaşlarıyla karşılaşınca,
evi boşaltıyor..
devam edecek...