Çarşamba, Ağustos 04, 2010

ev aldık, ev sattık ev aldık, hikayesi

picasa sayfam bazen açılıyor bazen kapanıyor, resimleri açık bulunca koyuyorum

albümlerimi de kontrol edemedim, herhangi bir karıştırma varmı bilmiyorum

ev alma hikayelerimiz,

kaç yıldır kuşadasında eski evlerden bakınıyorduk, fiyatları daha uygun oluyor, sit kapsamında ve küçük olduklarından, 1 buçuk yılı geçmişti ayyıldız yayınları sahibi bektaş dedenin evini alıyorduk, ama bankadan dönmüştük o sıra

ben artık izmire dönecektim, ev alamayınca

kaldığım yerde bazı sorunlarım vardı, birisi ve en önemlisi kedilerime sorun çıkarıyorlardı

sonra anlatırım diğerlerini de

son bakınırken bektaş dedenin evini yayın borcu karşılığı alanlar sanırım satmaya kalkmışlar

soruştururken 6-7 bin fazlaya aldık, (önceden 30 bin civarındaydı) bize ilk masarafı herşeyi içinde 37,5 du ama çok fazla kullanılmamış bir ev olduğu için yapılması gereken çok şey var, bazı tesisat sorunları var, yavaş yavaş yapacağız.

annemle ikimizin birikmiş bütün paramızla aldık, emekli paraları vs.

eski zamanlardan izler olan bir sokakta, 1800 lerde restore edilmiş çok güzel bir kilise binası ve duvarları var. ama çok kötü durumda bakımsız, birileri orayı ve bahçeyi kullanıyor, hayvanlara filan bakıyorlar orda. gene de çok güzel bir etkisi var

eve hemen eşyalarımı taşıdım. bir kamyonet eşyam vardı

o arada, yıllardır izkentteki evi satmak istiyorduk, alıcılar oluyordu ama birşeyler engelliyordu.

o evi 65 bine sattık, 22 temmuzdu sanırım

ev bakındık annem için bornovadan

onun geçen yıl 3. katına (90 bindi o) baktığı yerin 5. katında küçük 67 m2 gibi bir ev daha satılıyormuş o oldu, herşeyi dahil 95 bine geldi bize

35 bin fortisbank dan kredi çektim, 492 bin her ay ödeyeceğiz 10 yıl

ödeyemezsek ev fortisin olacak

işlemleri daha uzun ve yorucuydu bu evin. cuma tapu işlemleri bitmedi, pazartesine kaldı

halloldu, fortisteki işlemler bittiğinde saat 7 ye geliyordu

fortiste beklerken evi satan ihsan hanımla konuştuk biraz, kızıyla damadına torunlarına ev alsınlar diye satmış o da. çocuklara birer oda olsun istemişler. kocası 12 eylül de çamdibi son durak dedi sanırım çatışmada öldürülmüş, polismiş, ateş düştüğü yeri yakmış

iki kızıyla yaşamış

o dönemin çok insana çok acı çektirdiği, bizlerin de hala çok işkenceler gördüğümüzü söyledim. herşey silah tacirlerinin istemleri doğrultusunda gelişiyordu, bazı kişilerin eşleri çocukları ölmüş o sistemin çok umurunda olmuyordu zaten

bizim denizlide bir komşumuz vardı, hasan piriz in oğlu, arkadaşım nilsen'in abisi adını unuttum, büyük kızının adı serap dı/ ben resim yaparken modellik yapmıştı birkaç kere/, iki kızları vardı

pol-der liydi, ve 38 yaşında emekli olmak zorunda kalmıştı, çünkü 12 eylül zamanlarında göreve giderken iş arkadaşları faşist polisler yanlarına başka silahlar /yakalananlardan filan/ alıp birkaç kere ona suikast yapmışlarmış, zor kurtulup hastalık, tayin emeklilik vs bişeyler yapmışmış sanırım

ben ihsan hanımla konuşurken onları anımsadım. her ne hikmetse

o dönemleri, oraları/ çamdibi civarlarını bilen devrimci arkadaşlar o olayı anımsıyormusunuz nasıl birşeydi, gerçekten bir çatışmamıydı? yoksa nilsenin abisine yapılmaya çalışılan türden bir olay olabilirmiydi, benim kafama takıldı, konuyla ilgili süreç içersinde bana bilgi ulaştırılırsa sewinirim

çünkü ben bilmeden bir 12 eylülle bağlantılı, bir karşılaşma yaşadım

manevi olarak bana yansıyan, gerçekten halkların bir 12 eylül hesaplaşması başlamış

çok insanın yaşamıyla, geleceğiyle oynayanlara karşı bir hesaplaşma süreci bu

herşeyin açığa çıkması ve tartışılması demokratikleşme açısından gerekli

neyse, bunlar yazılacak gene

evde 2 üniversite öğrencisi varmış kirada, bekir ve taner isimli,

biz evi satın almadan önce annem, emlakçılar odası yönetiminden gönül hanım ve evi satan ayyüce emlaktan erdal beyle eve gitmiştik, bir öğrenci evdeydi, onla konuşmuştuk; evi annemin oturması için alıyor olduğumuzu ve sattığımız evi alanlarında kiradan çıkacaklarını o nedenle evi boşaltmalarını isteyeceğimizi

erdal bey "ev çok 3 günde taşırız" diyordu hep

genç de zorluk çıkarmayacaklarını, ayın 6-7 si gibi evi taşımaya çalışacaklarını söylemişti

arkadaşıyla da konuşacaktı, biz de bir badana yaptırıp, 11 inde ramazan başlamadan annemi taşıyacaktık

evi satın aldıktan sonra erdal beyle telefonla görüştük ki, evleri beğenmemişler, bizden emlakçı parası istiyorlarmış, garibanlarmış; ben gariban öğrenciyi bilirim dedim, yemeklerini yedim yemek yedirdim, evkalarda gecekondularda 6-7 kişi birlikte kalırlar, birbirlerinin çamaşırlarına çoraplarına gömleklerine varıncaya kadar giyerler, okulda da bunların konusu olur.

bornova merkezde 2 öğrenci kalıyorsa, buldukları evi beğenmiyorlarsa, gerçekten öğrenciler mi diye de düşündürürler

hakları varmı böyle birşeye dedim, ayıp, anaları mı yokmuş babaları mı, işkence de ölen babaları mı varmış; kimsenin namusuyla onuruyla oynamayan, haram yememiş mukadder hocadan evini boşaltmak için para talep ediyorlar, bir planın parçalarımı acaba diye düşündürdüler beni, staj yapıyorlarmış, iş yaşamına başlayacaklar belki de; kendileri için ve çalışacakları işyeri için bir referans yaptıkları, yaşam referansı yapıyorlar ya da yaptırılıyorlar.

ihsan hanım onlardan depozit parası almışmış, konuştuk, evden çıkarlarken vereceklerdi depozit paralarını, ben talep etmedim, gençlere verilsin emlakçı parası yapsınlar, ama parayı alıp çıkmamazlık yapmamaları için hemen verilmesin, ev tutarlarsa verilsin

yani bekliyoruz ne yapacaklar bakalım, akşama konuşulacaktı

avukatım kamil ile konuştum, tebligat çekmeyi düşünüyorum

ev hikayelerimizle ilgili ayrıntıları sonra yazacağım
gençler ev arıyorlarmış, paraları yokmuş, birinin anne babası çiftçiymiş, savcı akrabaları varmış ona danışıyorlarmış, biraz ipe un seriyor gibiler
yani topraklarının olması bile iyi, hiç olmazsa gündelikçi tarla işçisi değiller
pazartesi filan görüşeceğiz inşallah
benim başka kaynaklardan aldığım haberlere göre;
evden çıkmak için; italyada tutuklanan nizamettin toguçun serbest bırakılmasını, kapatılan roj tv stüdyolarının açılmasını ve el konulan mallarının paralarının roj tv yöneticilerine iadesini, tutuklananların serbest bırakılmasını istiyorlarmış
avrupalı dostlarımızın dikkatine ve ilgisine sunarım
ve hatta pkk nin terör örgütü listesinden çıkarılarak abdullah öcalan ın serbest bırakılması konusunu da gündeme getirmeyi düşünüyorlarmış.
bakalım ne yapacağız

ayyüce emlaktan ishak ve erdal beylerin gayretiyle sanırım gençler taşınacaklar, önümüzdeki hafta içinde taşınacakları bir evin bulunduğunu söylendi. umarım doğrudur, biz de bir badana yaptırıp annemi taşıyacağız
evden çıkmışlar, anahtarı da bize evin satışını yapan erdal beye ya da ishak beye değil de, sanırım onların daha önce ortak oldukları halil beye bırakmışlar, annem gidip ondan almış artık anahtarı. perşembe sabahı. ben erdal beyi arayıp konuşmuştum. sonra evin boya badana ve bazı tadilat işleriyle ilgili birilerinden fiyat almış annem. en ucuzu 5 milyondan başlamış. 8,5 a çıkmış. tabi bizi aşıyor. komşumuz mehmet ali beyle yapacağız artık. arkadaşım da olan nezahatın eşi. malzemeleri alacağız. o bize işçiliğini yapacak. daha uygun bir fiyat olacak o zaman. umarım hallederiz. annem biraz temiz bir eve girer artık. ve bazı şeyleri da zamanla koşullar uyduğunda taksitle filan yaptırır. eskiden laminant mı varmış.