Perşembe, Aralık 04, 2014

"bugüne kadar boşuna yaşamışım"

üniversitede bir ara fıkra anlatma furyası vardı, her yerde olmuştur benzer durumlar sanırım; hocalar bile anlatıyordu bazen, bir gün kadir hocayla dekanlığa doğru giderken başladı anlatmaya "diyelim ki ahmetle mehmet adında çok sıkı /kanka iki arkadaş varmışmış, yedikleri içtikleri ayrı gitmezmiş, hovardalığın her türlüsünü de beraber yaparlarmışmış; çok ilişkiler yaşamışlar ve artık hiç bir zevk almaz olmuşlar; ve birbirleriyle ilişki denemeye karar vermişler; ahmet ya da mehmet diğerinin arkasından başlamış şeye ve sonunda diğeri ahmet ya da mehmet başlamış hüngür hüngür ağlamaya, beriki üzülmüş can arkadaşını üzecek ne yaptı diye, "ya dur demiş ağlama, sen de beni yapacaksın; diğeri ahmet ya da mehmet, "yok yok demiş "bugüne kadar boşuna yaşamışım ona ağlıyorum

şimdi nereden nereye de, ben de kediler için aynısını düşünüyorum..
önceden hep bir iki kedim oldu, şöyle böyle sokakta da arada yiyecek verdiğimiz olmuştu;
ama, bu sit bölgesinde sokakta kediler var, şimdilerde otuz kadar varlar, ev de de 10 kadar
wallahi bugüne kadar boşuna yaşamışım"