biz kedilere yavrusu olmasın diye farlutal veriyoruz bazen. progestoren hormonu, vücutta yavru varmış hamileymiş gibi etki yapıp yumurtlamayı önleyerek, o dönemde yavru olmuyor
ayteni yıllarca hamile bıraktırıp çocuk yapacaklar diye farlutalla beslemişler
ilginç
çocuğu olmamış tabi,
kocası da akciğer kanseri mi ne bişeyden ölmüş /öldürülmüş /muhtemelen
sanırım postanede onu çok seven müdürlerinden birisi onun hayatına el atmış
sivaslıymış, sünnilerdenmiş
çocuğu gibi büyüttüğü bir yeğeni varmış, onla kaldığını söylemişti
erkek kardeşleri filan çokmuş
hatta sivaslı cemaatleri çokmuş
"öldürüle öldürüle bitirilemezlermiş" diye konu ediyorlarmış/ taşındığında söylemişti
neden gerek duymuştu ki
insanları "fedai" gibi bir hallere getiriyorlar
....
horozlar ötüyor diye şikayet etti, benim evin karşısındaki dud ağacının dallarını kestirip, karşıdaki evlerin teraslarından izlenir hale getirtti
komşuların çocuklarını sokaktan kovdu, oyun oynuyorlar diye
kediler bahçelerini pisletiyorlarmış filan bişeyler demeye başladı
ben taşınmadan önce o bahçelerde doğan birkaç kediden bahsediyorlardı
ben kedilere yemek veriyorum diye bozuk atıyorlardı/ kendi evimde hemde, onun bunun değil
bütün psikolojiden anlayanlar, çocuklar ve hatta büyükler için sağlıklı olsunlar diye, doğa hayvanlar, kediler köpekler, civcivler önerirler
amacı psikoloji bozmak olanlar başka tabii
sanırım telefonla konuşmadan direktif aldıkları bazı şeyler var, evlerine baya bir gidip gelen oluyor, çok erkek geliyor
ev sahibesi hörü teyzenin "manevi oğlu (!) sanırım osman mış adı, da benzeri şeyler yapıyor
....
değirmen sokak ve çevresindeki ruhani durumla ilgili şeyler aslında olup bitenler
...
eve taşınırken elektrik sobası yakacağını söylemişti, birileri ona soba vermiş, pencere kenarından boru çıkarıp soba yakmaya başlamış
dumanları benim penceremden evime doluşuyor/ sanırım hazır yakıt ve bazı plastik türlerinden yakıyor
daha önce sit alanlarından ümit hanıma da söylemiştim, evin rutubetli ve havasız olduğunu ve
karşı duvarda havalandırma delikleri açmak istediğimi,
yandaki bahçeye 70 cm duvarım olduğu halde, ışıklık için yeterli olmadığını söylemişti, küçük bir pencere için bile yetmezmiş
çevrede koca koca pencereler açmış evler var, çatıdan kendisi de görmüştü
bana evle ilgili çevredeki sit alanları için proje olduğunu, pencereler damlar vs çalışmaları olduğunu ve fazla birşey yapmadan beklememi söylediydi
evdeki rutubetli havaya karşı tek cepheli olarak evin pencerelerini açıp havalandırmam gerekiyor, o halde bile sürekli evde olduğumda betim benzimin rengi değişiyordu, konu oluyordu bu da
aytenin pencere kenarından çıkardığı borusuna karşı çıktım, "horoz sesi değil, kedi boku değil, kanserojen madde ve doğrudan beni zehirleyici olarak kullanıyor" diye, bacalarını evin tepesine almalarını söyledim
kendi sevdikleri birilerinin horoz sesi, kedi vs ile mi karşılaşmalarını isteyeceklerini yoksa kanserojen maddelerle mi, diye sordum onlara
o zaman kızıyorlar
kendileri bu taraftaki cepheyi sıkıca kapatıp, öbür yandaki bahçeden havalandırma yapıyorlar ve bacadan oraya duman gidecek diye, bacayı evin tepesine çıkarmıyorlar/ evleri 2 cepheli
önce aytenin kendi sağlığı gelirmiş, ve ben "bela"mıymışım neymişim
benim gibi komşu olmaz olsunmuş
ben de
bu dünyada her nasılsa komşuluklarımız olsada, bu tür şahıslarla inşallah öbür alemde komşuluğumuz olmasın diye dua ettim
...
sonra hörü teyzeyle gene konuştum, doğrudan zehirleyici olmayacak şekilde, dumanın yukardan damın üstünden dağılarak gelmesi için birşeyler yapılması gerektiğini
dedim, izmire gidip gelince ilgilenirim
bu durum kimse için kabul edilecek birşey değil, camkenarından boru çıkarma da yasal değil sanırım, bacaların belli bir yapılış durumları var, evlerin damından filan olur bildiğim
evlerinin damına baca yapamayacak kadar fakir de değiller
aytenin bacasının çevresinde şeffaf pırıltılı bir hareketlenme oluyor, uzaktan duman görükmüyor, bir hareketlenme ve pis bir koku
...
uzun lafın kısası, orada birileri bişeyler yapıp yaptırıyor
belli çok hazırlık yapmışlar
çıkacak bütün olaylardan
aytenin ve manevi osmanın bağlı olduğu istihbarat birimlerini, ve bu konuyu kanırtarak önlem almayan, yaşam hakkıma zarar veren bütün idarecileri sorumlu tutuyorum
herkes, kısa ve uzun vadede, yapıp yaptırdıklarının bedelini nasıl ödeyeceklerini düşünsün derim
uyarmayı toplumsal bir görev biliyorum
iş ciddi, doğrudan yaşam hakkımın ihlalini yapıyorlar
kimlerle nasıl anlaşmalara güveniliyor bilmem artık
....
gidince dilekçelerimi belediye ve emniyet birimlerine yazacağım
sonra da üzerime düşenleri yapacağım
ara ara bornovadaki evle ilgili bu olaylarla da bağlantılı bağlantılı organize şeylere de değinsem iyi olacak
birileri bu kadar azgınlıkları yapmak için yetkileri kimlerden nerelerden alıyorlar ki
bu takımlar inanç insanı değildirler, öyle görünmeye de çalışsalar, ibadet yerlerine sallanmaya domalmaya giderler, o tür meraklarını tatmin edme peşindedirler hep, inançları iktidarlara alet ederler
hangi peygamber şehadetinde, insanları öldürüp organlarını çalmayı, tecavüzü, haysiyetsizliği cemaatlere esinlemek vardır
başka bir mesih'in /mesih=tanrısal kutsanma ve kabulleri olanlardır/ makamına kendi mesihlerini acze düşürecek şekilde ibadet etmeye gidenlere ne denir
....
sürecek, olup bitenleri yazacağım, kimler ne diyecek kaydedeceğiz