Cuma, Nisan 04, 2014

kuşadasının kavramsal sanat olarak betimlenmesi 1

kuşadasının kavramsal sanat olarak betimlenmesi;
geçenlerde hdp den aday olan arkadaş badyguard olarak çağırdığımız bir gençle beni eve kadar bırakmıştı, bizim evin biriki alt sokağında bir seçim büroları vardı, ve ben onlara merhaba deyip bir çaylarını içerken vakit geç olmuştu
tartışmayı seven birilerinin olduğunu görmek de iyiye işaret aslında
ön parmaklıklı kapıdaki asma kilitleri ('2) görünce ve arkada bir kapı daha var; afalladılar tabiiki
sonra konuşurken "kapıya bir kilit daha takarsın" dedi
yaşama dair bişeyleri anlatıyordu
ben de "evime benden habersiz girip çıkıldığı gibi şeyler hissettiğim durumlar olduğu için, kameralar olsa bile gene de, asma kilitleri kapıya naylon poşetlerle bağladığımı ve gözüme güvenmediğim için fotoğraflarını çıkarken ve eve girerken iki yönlü olarak çekip googledaki sayfalarımda biriktirdiğimi; yüzlerce olan bu fotoları da "kuşadası" adıyla kavramsal bir iş olarak projelendirdiğimi söyledim.
insanın tüylerini diken diken edecek kadar, hani şu bana ve evime tutulan lazerli cihazların etkisi gibi, "diken batması gibi bir etkileri oluyor ve..." ; dehşet bir konu aslında;
"insanlar ve mallar üzerindeki ranttan başka bir düşünceleri ve algılamaları olmayanların" etkisiyle oluşan bir sanatsal tasarım; ve bunların büyük bir çoğunluğu bu dehşetengiz olayın sanatsal biçimlenişinin kendi savurdukları "halkçılık, eşitlik, atatürkçülük, insan haklarına saygı, v. " bir tartı olarak geleceklerinin karşısına çıkacağını anlamaktan aciz ve isteksizler.
yıllardır ne zaman bir sanat çalışması desen, vs yapmaya kalksam hemen suni sorunlar, hastalıklar ürettirerek iş yaptırmamayı marifet ediyorlar; amaçları kazanç edinmemi önlemek, zor şartlarda yaşatmak sanırım
ama, gene öğretmenliğimi hatırlatayım, "sanat yaşayan bir şeydir, yaşama dairdir
sizin bir sanatsal kapasiteniz varsa, bir yeri tıkayıp kapatsalar, o başka bir yerden "sıkılmış bir yumruk gibi gireceksin hayatın içine, ahmet kaya"
bu da benim vasiyetlerimden biridir, çektiğim bütün fotoğraflar, günceler, günce fotoğraflar, bu kapının girer ve çıkarken 2 yönlü çektiğim naylon poşet sarılı asma kilit fotoları, yüzlerce foto, ben sergileyemesem bile, yaşarken ürettiğim kavramsal bir iş olarak tarihimde yerini alacaktır; başkalarının tarihinde de
benim çektiğim fotolardan başka, başka kapılarda hazırlanmış düzeneklerle çekilmiş fotoğraflarla da bir çalışma yapılarak yerini alabilir
"tanrı istediğini al, ama bedelini öde der" denmişdi
iş yapmayı engelleyerek zor koşullarda yaşatmaktan çıkar sağlayanlara bir bedeldir belki bu da;