Pazar, Mart 22, 2009

istihbarat örgütleriyle ilgili

bugüne dek kendi bilgi, bilinç ve istencim dahilinde, askeri, sivil ya da özel hiç bir istihbarat örgütünde gönüllü ya da görevli maaşlı görevli olmadım. bunu daha önce de yazmıştım, geçen bazı şeylerle ilgili konuşurken onları irdelemeyi gerekli görerek bunları yazıyorum.
hiç bir zaman, çalıştığım milli eğitim kurumlarının, bankaların, pasaport ehliyet tapu vs işlemlerimle ilgili emniyet ve belediyelerin, sağlık kuruluşlarının form, belge ve dilekçelerinin dışında, herhangi bir istihbarat örgütü üyeliği, bilgi verme vs türü form evrak vs imzalayıp doldurmadım. herhangi bir istihbarat örgütüyle ya da elemanlarıyla kendi bilgi ve bilincim dahilinde herhangi bir bilgi alışverişinde bulunmadım. yazılı, sözlü, pusula vs çeşitli şekillerde hiçbir iletişimim olmadı.
yani heryerde işlerini onurlu ve kimseyi aşağılamaya tenezzül etmeden sürdürenlerin olduğu kadar, her türlü aşağılık şeyleri yapanların olduğu ve bu türler tarafından çeşitli şekillerde yaşamlarımıza zarar verildiğini bildiğim için bunları yazma gereği duydum.
bir süre önce internette bazı şeyleri araştırırken, yaka kartları filan gördüm. tanıtımla ilgili şeyler. ben buca eğitimde 2000li yılların öğretmenliğiyle ilgili sempozyumda görevli olduğumda, posterle katılmıştım, ve grafik bölümünden bazı öğrencilerle birlikte katılanların kimliklerinin, yaka kartlarının, katılım belgelerinin, afişlerin gb hazırlanmasından sorumluyduk. genelde mehmet ilerinin atölyesinde depoda bazen de diğer atölyelerde çalıştığımız oluyordu. burak isminde bir öğrenci ve bir kaç arkadaşını anımsıyorum o çalışmalara katılanlardan.
o zaman sempozyumun sorumlusu olan leman tarhanın yaka ve tanıtım kartlarının yazılmaları sırasında bir kaç kere, biri fakülte sekreterinin odasındaydı, örnek alınacak başka sempozyumlara ait kartlar vs getirdiğini anımsıyorum.
hatta bazı arkadaşlarına da örnekler getirmelerini söyldiğini söylemişti, ve o koşuşturmanın ortasında, bir sürü çeşitli yerlerden rektörlükten, fakülte için yapılan işler için dışardan gelenlerin olduğu bir zamanda onların seçimi için çağrılıp, hatta bazılarını bizim yakalarımıza takarak karşıdan bakmışlardı.
sonra gene kendi çalışmalarımız üzerinde dumuştuk sanırım.
biz işimizi yapalım diye uğraşırken bazı kişiler başka şeylerin peşine düşmüşlermiydi acaba.
yani orada geçirdiğim 18 yılı geçkin (arş gör ve yard doçluk-daha önceleri öğrencilik de var)bir sürede buna benzer başka şüphelerim de oldu. özellikle içindeyken ayırdına varmadığınız bir sürü şey sonradan "acaba" oluyor.
gidilen yerler, yemekler, kokteyller, davetler ve çevrenizdeki kişilerin davranışları, sanki çoğu kendiliğinden şeyler görüntüsü altında son derece organize olaylar oluyordu.
o sırada çevredeki kişiler, ortam vs.
çeşitli ortamlarda benzer şeylerle desteklenmişlermiydi
evde, sokakta, işte, bir işin için resmi dairelere gittiğinde, soru işeretli hepside
evde tuhaf şeyler oluyordu ya,
sözgelimi
enver bir ara sık sık tatbikatlara katılıyordu, ve herhangi bir tatbikata giderken o bölümün techizatlarından veriliyor diye eve getiriyordu. kıyafetler, bazı malzemeler, kıyafet katıldığı tatbikata göre değişiyordu, onları yıkayıp, vücuduna uygun hale getirip, daraltıp vs, ütüleyip bazen yanında götürüyordu, bazen sabah servise yetişecek diye erkenden giyinip gidiyordu. koluna ya da göğsüne takılan basın amblemleri başka şeyler oluyordu, bir kere gazetecilerin basına değil de tamamen askeriyeye ait üniforma niteliğinde diye karşı çıktıkları birşey olmuştu sanırım. öyle bir konu hatırlıyorum. çantaların içinde bazı şeyler getiriyordu. sonra başka zamanlarda da gazeteden diye, gideceği görevlerle ilgili bazı şeyler çantalar, malzemeler getirdiğini anımsıyorum. bir kere silah vs birşeyler anımsıyorum. koşuşturmalı oluyordu o zamanlar, haldur huldur koşturuyordu, bazen tabikat uzakta olunca bir kaç gün gelmiyordu.
katıldığı tatbikatlardan bazı fotoğrafları vardı.
o kıyafetlerle ilgili esprilerimiz oluyordu, bir kere ufuk hanımlarla konuşurken, bazen koluna yahudiler gibi sarı basın yazısı oluyor deyince, "sokakta kendine dikkat etsin" diye takılmışlardı.
komşulardan da espriler oluyordu. bir kere ergüllerin evinde soba yaktığımız salonda ışıkla hacerle o elbiselerle ilgili esprilerimiz olmuştu. pandomim gibiydi.
bunları yazmamın çok anlamı yok belki ama genede, bir takım mahlukatın bu tür şeyleri bilinçle organize ederek kullanmış olabilecekleri nedeniyle aklıma gelmişken yazayım dedim.
birkere denizde bir tatbikata katılmıştı, hatta amerikalılar bir gemiye isabet ettirmişlerdi,
onlar kılpayı kurtulmuşlar diye sonra telefonda anlatmıştı. telsiz telefonlardan arıyordu o zamanlar evi.
istihbarat olaylarıyla ilgili olarak nasıl açıklayacağımı bilemediğim, zaman zaman değindim aslında, bir konu daha var, çok önemli. yani maneviyatla, ruhanilerle ilgili bir şeyler bunlar, ben o dünyayla çok eskiden beri zaman zaman karşılaştığımı biliyorum. ve o yapı, dünyada olup biten düzeysizlikler nedeniyle hoşnutsuzlar, kutsallaştırılmış devletlerle (devleti insanüstü, doğaüstü, varlıklarüstü hiç değişmez görenlerle) sorunları var. yani bu konuyla ilgili bazı şeyler var. nasıl olacak bilmiyorum ama birgün onları da anlatabilirim belki de.
işte bu nedenle geçen aylarda, bilgisayarım bozulmadan önce web sayfalarından bulabildiğim dünya istihbaratlarına yazı yazmaya çalıştım. başta cia mossad olmak üzere ama anlaşılmadık sanırım, ya da haberleri olmadı daha, zaman gerekiyor belki de. ben manevi yapıyla ilgili olarak yazdım o yazıyı, bir takım yanlış inançlar ve çıkarlar adına manevi yapıların aşağılanmasına neden olacak şeyler destekler yapılmaması için yazdım. çünkü birileri azgınca onursuzluklar yapıp kendi çıkarları için manevi yapıları kullanmaya çalışıyorlar diye. umarım duyarlar.
benimle birilerinin çok uğraşmalarının bir nedeni de onlarla/ruhanilerle ilgili olarak şehadet bozmak amacıyla olabilir diye bir düşüncem var. çünkü yaşanan çok şeyi birilerinin sorumsuz, liyakatsız ve onursuzca senaryolar düzenleyip çevremizdeki adamlarına yaptırdığıyla açıklamak yetmiyor. annemi dövmüşlükten tutun da, bozuk aile durumlarına, iş yaşamında sorumsuzluklara dek yalan yanlış bir sürü şey tezgahlayıp bunlardan bir şekilde çıkarlar sağlanmasını açıklamaya yetmiyor çoğu şey. işte o nedenle
bu herkesin susup duymazlıktan bilmezlikten geldiği benle ilgili /tanrı eliyle ilgili yaşananlardan kimlerin neleri yapıp yaptırarak neler elde ettiklerinin açıklanmasını istiyorum. eninde sonunda herkesin neler yapıp, neler aldıkları açıklanacak. öyle kimyasallarla tehditlerle baskılarla bozulan ve ne yaptığının bilincinde olmayan aile fertlerine yaslanmakla, yaşlı bunaklaştırılmış kadınların eteklerinin altında saklanmakla bu önlenemeyecek. kendi istenci dışında bir sürü abuk sabuk şey yaşatılan bu kişinin bu kadarcık hakkı olsun artık.
yazdıklarım zaten çok kişinin bildiği şeyler, yazılarımı bugüne dek "açık roman" adı altında yazdıklarımın hepsini bir daha gözden geçirip, yenilemeler yaptıktan sonra, bu çalışmamı başka bir şekilde sürdürmeyi düşünüyorum.
yaptığım işle gurur duyuyorum. bu güne dek hiç yapılmamış bir edebiyat olayı olarak görüyorum. ve "aklanması gereken birisi var" demiştim yıllar önce.
yazdıklarım benim gerçeklerimdir. bana namuslu, onurlu yakışır bir yaşam sürmemi ve yapıtlarımı üretmemi destekleyenlere katkıda bulunanlara zor spas
sürebilir...