annem bir süredir farmville oynuyor, benim çiftliği ekip biçiyor, markete gidip tohum seçiyor, hayvanlarla ilgileniyor. çiftlikte düzenleme yapıyor, artık çiftlik onun oldu gibi bişey. ev vs almak için para biriktiriyor.
bunlarla uğraşırken, bilgisayarı açıp kapamayı, 3g modemi çalıştırmayı, sayfa açmayı, farmville sayfasını açıp, üzerinde çalışmayı öğrendi.
sorun olan konularda ben kahyalık görevimi yapıyorum tabii.
yıllar önce ilk bilgisayar alındığında onu oturtup birşeyler göstermeye çalışmıştım da yapamayacağını söyleyip uzaklaşmıştı. kaç yıllar sonra öğreniyor.
tv kanallarını bulurken de, başkalarının ona kanal bulmasını beklerdi hep, ben ona kendi istediği kanalları bulup yer değiştirmesini öğretiyordum. bazen unutsa da yeniden hatırlayabiliyor. iyi de oluyor. başkalarına bağımlı bir hayat üreten toplumda bazı işlerini kendi yapması iyi birşey. özellikle teknolojik konularda bu daha iyi.
2 temmuz 1937 doğumlu, beyin ameliyatı geçirmiş, çıkar odaklarınca yaşamı hiçe sayılarak değişik kimyasallarla zarar görmüş birisinin bunu yapabilmesi gerçekten çok iyi.
o 50 yaşlarındayken kuranı arapça öğrenmeye başlamıştı, ben de o zamanlar "annem 50 yaşından sonra arapça kur'an okumayı öğreniyor, ben 50 yaşından sonra fransızca öğreneceğim" demiştim. nedense yıllardır eğitim sürecimizde fransızcayla korkutulmuştuk. çok zor olduğu filan söylenmişti hep.
aslında herhangi birşeyi öğrenmenin çevresel koşulları da çok önemli. başkalarına bağımlı insanlar üretmek istediğinizde, insanlar çok şeyi öğrenemez. bu sanat, bilim, edebiyat, sinema, her konuda böyle. üretken bir toplum, paylaşımlarıyla birarada olur.
annemin bilgisayar kullanmayı öğrenmesi de şaşırtıcı ama oluyor işte.