Cuma, Nisan 23, 2010
internetteki gazetelere çalışmak için yazı yazıyorum
aşağıdaki yazıyı; nytimes, latimes, thewashingtonpost, haaretz, jpost, bbc turkish, time, the guardian, chinapost, the st. petersburg times, france24, ırish independent, the prague post; worldnews, arabnews, islamic voice, athensnews, europeanvoice, the scotsman, timesonline uk, indiatimes, theaustralian, der spiegel, the international herald tribune, the japan times online, all africa.com, pretoria news, nhan dan, el universal, editörlerine yolladım. başka yayınları da araştırıyorum. zaman zaman yazılar yazıp para kazanacağım yer arıyorum. konuyla ilgili gelen yanıtları da buradan duyuracağım (da) maillerim durdu, gmail de yahoo da bekleme durumundalar
hello
this is mukadder caglar
painters
mukadder caglar looking for a job as a writer
for a few years, l have been writing "açik roman- mukadder caglar" in my internet pages.
http://racroman-mukaddercaglar.blogspot.com/
about my living, about templei, a lot of thing l had lived mistical, you can read translate english
and l must made my work /lives photo in my picasa pages
http://picasaweb.google.com/mukadder.cagla?showall=true&fgl=true&pli=1
http://picasaweb.google.com/mukadder.cagla
l need earned money support for my life. maybe l can write sometimes for nytimes.
l live in agean /kusadasi, izmir
l was born in denizli 4.2.1961
my education journalizm and arts
3 years ago l retired from ünivercity teacher (my retired ünivercity- 9 september ünivercity-buca education faculty- art departmant teacher- buca- izmir- turkey/emekli olduğum üniversite- 9 eylül üniversitesi -buca eğitim fakültesi- resim bölümü öğretim üyeliği- buca- izmir- türkiye) /20 years l worked as arts teacher
if it possible l can write something for your reading /some photos /some paints
l can write türkish, after translation.
lowely
mukadder
my contact mail;
mukadder.cagla@gmail.com
mukadder.caglar@yahoo.com
mukadder.caglar@hotmail.com
http://twitter.com/mukaddercagla
www.facebook.com/mukadder.caglar
gsm: +90.545.6122931
my home addres kuşadası;
cami atik mah. kanarya sok. tarim apt. no;26 d;3/2
kusadasi /aydin /turkey 09400
my mom home address, izmir;
1320 sk. birlik apt. no: 2/6
izkent/ buca/ izmir/ turkey
Salı, Nisan 20, 2010
bazi notlar buldum / picasada görülebilirler
hayatim;
.......
yeni foçaya gidiyorum..
bir tane balina varmis..
hani buzullarda sıkışanlardan..
balikçilar o nedenle baliga çikamiyormus..
insallah balinayi ben de görürüm.
kiyidan görünüyormus..
bir arkadastan 500'lük tele buldum.
ama zenit makinaya takilabildigi için evden bizim emektari aldim.
aksam dönecegim.
ısığı bir arayabilirsen iyi olur sanirim.
is telefonunu hatirlayamadim..
ama reyhandan alabilirsin.
seni çok seviyorum...
(sadece espriydi-->) sirketin sevimsiz ortagi kocan...
seni poli agapo..
_________________
mukaddercim
tepe tepe kullanman dilegiyle.
(güzel bir dostlugu baslattik. önemli olan da bu degil mi?)
aysun oguz
imzasi
________________________________
canim canim;
ben, maalesef çesmeye gitmek durumundayim.
eve gelip birkaç parça esya aldim. sen yoktun.
seni göremeden gitmek çok kötü.
bulundugum yeri ve telefonumu bildiririm.
tabii ki seni sık sık arayacagim.
senin de gelmeni çok istiyorum.
konusuruz yine..
-çesme festivali için gidiyorum.
*seni çok seviyor ve çok çok öpüyorum.
e.
sa agapo poli kocan
______________________________
mukadder;
su an beni göremeyince kızdığını biliyorum.
fakat umur bey gsf ye gidiyormus
bize de isterseniz gelin orada ne var ne yok görün dedi.
kararsiz kaldim
gitmek istegi agir basti.
sen de 5-5.30 da gideriz eger gidersek demistin ya
bana eger çok fazla kizmadiysan 5.te telefon açarmisin
suraya yazdigim numaraya
ben o sirada orada olurum.
özür dilerim
sayra
tel:215327 gündüz ablam (yoksa evde yaseminde olurum)
tel:224646 yasemin
,---------------------------------------
-önce baliklarimiz ölmüs denizimiz kirlenmis
-onlarin tekerine çomak sokardik ama, çelik çomaklarimiz alinmis, birimizin kolu
kirilms.-
çocuklugumuzu yitirmisiz.
gökyüzü hala mavi mi dersin -mukadder
27.6.97
çocuk bu özel günde oyunu anladi.
varligini ona verip gittiler. baska insanlarin da bu oyunda yer almalarini istemisti.
yer aldilar no'ldu.
simdi çocuk kendi oyununun ve varliginin sevimliligi içinde bütün herseye karsin
dostluk duygulariyla dolu ve herkesin kendi varligiyla dolu olan bu dünyada yasayip
kendilerini tanima geregine saygi duydu. herkesin topragi, çölü, yapragi vardi.
yapabilecegi neyin olup olmadigini sorguladi.
belki kendi varligini bulduktan sonra bazi güzel seyler için savasabilmeyi ögretebilirdi.
firsatlar bitmez ki!
dostlar affetsin, arasira benim için de içsinler, sevsinler. tutsakliklar geçicidir.
insan en büyük tutsakligi kendi içinde yasar. bu kalemi rastlantisal olarak torbadan çekti
ve yazdi. varligiyla barisik olmak istiyor. yardim eden herkese -kim ve hangi nedenle
yardim etmis olursa olsun- tesekkür ediyor.
(kalemin rengi yesildi)
Pazar, Nisan 18, 2010
[DunyaYalnizBizimDegil] SHAME ON YOU DENMARK! SHAME ON YOU! UTAN DANİMARKA!Friday, April 16, 2010 2:47 PM
This is massacre! This is not the thing that a normal human can do !
Denmark shame on you! Stop this ! What a sivilized country Denmark is! What kind of people live there?
Doing this massacre for fun! Stop this, or continue shaming! We are going to spread these scenes all aroud the world.
UTAN BAŞINDAN DANİMARKA! EĞLENCE İÇİN YAPILAN BU KATLİAMI BÜTÜN DÜNYADA KINIYORUZ! KINAYACAĞIZ!
BUNUN HİÇBİR AÇIKLAMASI OLAMAZ!
UTAN DANİMARKA !!!
This happens every year in Feroe Island in Denmark . In this slaughter the main participants are young teens.
In this big celebration, nothing is missing for the fun.
Is it necessary to mention that the dolphin Calderon,
like all the other species of dolphins, is near extinction and they get near men to play and interact.
In a way of PURE friendship!
olarak!
They don't die instantly; they are cut 1, 2 or 3 times with thick hooks.
But he suffers and there's no compassion while this magnificent creature slowly dies in its own blood.
We will send this mail until this email arrives in any association defending the animals, we won't only read.
Bu vahşet için imzalayın:
olarak!
eski mektuplara bakmıştık, not ettiklerimden
21.7.1992
çiçeklerle dolu resimler, şiirler.
19.3.1986
"annenlere de uzun yaz. bugün mektup aldık da. benimkisi çok uzundu. yazık onlarınki kısaydı.
hem kötü şey yazma onlara da"
"bunu hemen gönderebilmem için bitirmem gerekiyor."
çarşamba
"yeniden merhaba. bugün bu mektubu göndermem gerekiyor.
sizinkilerle iyiyiz. yalnız hemen gidecekler galiba. annenle biraz atıştık hep kendini haklı görüyor.
hiç karşısındaki insanın durumunu düşünmüyor. neyse sen bizi düşünme, yani önemli değil.
başkaca bir şey yok. belki bugün görüşürsünüz.
herşeyin daha iyi olacağı umuduyla hoşçakal.
hadi özlemle gözlerinden öperim. ben gerçekten iyiyim sorun etme
görüşmek üzere hoşçakal karın
-ıslak bir mektup- masanın üzerinin ıslaklığından
"senin fincanlar gelmiş -koyacak bir yer ayarlarız artık (!)
şimdi akşam bunu yarın gönderirim belki. hadi şimdilik görüşmek üzere gözlerinden.
hasretle canım canım
"iki gündür evde yalnızım, ordalar.
"iyi kötü idare ediyoruz işte. dün öğleyin -mi yoksa sabah mı- okula geliyoruz. bir sürü öğrenci var
otobüste. şöför okulun önünde durdu. kapıları açmıyor. durayım mı acaba diye soruyor. inecek var mı
diye. düşün o kadar öğrenci var. hiçbiri zili çalmamış. insanlar nasıl gülüyor görsen. indik tabi. geçen
çarşambadan beri dün okula geldim tam bir hafta oldu. tombişi aşılattırdık. iyi oldu ama. bir de ilacını
içirsem daha iyi olacak. sorma salı günlerine ders konulmuş... bakalım nasıl olur. deneyeceğiz artık.
salıya görüşürüz."
hava bugün çok güzel. bahar geldi ne haber. yollardaki çiçekleri bir görecektin. papatyalar, çiçekler,
laleler, ağaçlar çiçek açmış. çok güzel. anacığın da hep sizin oraları anlattı geldi. kirazlarınızı filan.
ders de geçiyor. tamlamaları görüyoruz. bir fıkra varmış. bir adam, bir başka adama -niye bu insanlar,
dolap molap, masa musa gibi konuşuyorlar, demiş. diğeri de -boş ver onları, onlar çoluk çocuk, demiş.
gıdı gıdı. gülmedin demi. hiç de esprisi yok. ne yapalım yani. o kadar gülmek istiyorsan haftalık limona
abone ol. bir uykum var ki. heceleri, tamlamaları görüyoruz. arkada bir oğlan nezle mi olmuş ne boyuna
sümüğünü çekiyor. al başına derdi. bundan sonra beden var. salı günkü bedeni bu güne almak için
konuşacağım.
acı çekmek özgürlükse
özgürdük ikimizde
o yuvasız çalıkuşu
bense kafeste kanarya
o dolaşmış daldan dala
savurmuş yüreğini
ben bölmüşüm yüreğimi
başkaldıran dizelere h.h.
bunu bir dergiden yazdım. güzel geldi bir an yuvasız çalıkuşu ile kafeste kanarya
bu kenti sevdim dedim
benim olsun demedim ki
sevdim dedimse akşam kızıllığını
gönlüm gibi akıp giden şu çayı
şu ormanı, şu denizi, şu dağı
benim olsun demedim ki
vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
yürek çizen şimşeklerle kaçamak bakışları
işte buna sevmek derler dedimse
çattımsa acıların en güzeline
yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
benim olsun demedim ki
bu akşam kan kırmızı şarap istiyor canım
bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
bu akşam beni yalnız bırakın
bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
onu ve kendimi yalnızca h.h.
hadi görüşmek üzere hoşçakal.
26 mart
merhaba
dün seni uzunca görmenin huzurunu taşıyorum. ama biraz hastasın galiba.
bak senin için vitamin alfasilin vs. getirebilirsek söyle getireyim. kendine iyi bak. meyva
ye bol bol....
oradaki yaşamınız nasıl. yataklarınız ve giysileriniz ortak mı?...
görüşte seni çok hoş buldum. kendi elbiseleriniz daha iyi olmuş gibi. bugün
yarın pantalan göndereceğim. yeni çiçek dikeyorum.
tutar mı bilmem.
dün atsaydım bu mektubu cumaya eline geçecekti. şimdi salıya kaldı. hay allah hadi. bir
mektup günü mektupsuz bırakacağım seni. sıkılma no'lur.
hadi özlemle gözlerinden öperim. görüşmek üzere hoşçakal canım. karın.
eski kartpostallara bakmışım/ kendi yaşama bakışımı görmüşüm
bu sayfanın yazımı 14.2.2006 akşamında başlandı.
şairane
bir akşam üzeri insek
balık pazarına
kıtlıktan çıkmışçasına rakı
makı içsek
yanında lakerdaya fitim ben
kırmızı turplu
sen inadına cızbız köfte yesen
et sevmezsin ya
içip içip
şöyle helalinden bir sarhoş
olsak seninle
.
.
.
. ümit yaşar
-bir karta yazmışım. villi adlı bir ressamın çizdiği bir resim. genç bir kız ve erkek. kızın kucağında kocaman kır çiçeklerinden, gelinciklerden oluşmuş bir demet. erkek omuzuna asılı bir çanta kızın omzuna elini koymuş. hafif bir kış manzarası. göl kıyısı. ağaçlar. bazı dalların uçlarında yapraklar var. yerlerde çimenler, kır çiçekler, adımlarını atmışlar, konuşa gülüşe yürüyorlar.
____________
"ayrıldığımız yerde durdurmuştum zamanı
birleştiğimiz yerde başlatıyorum tekrar
işte çok uzaklardan geliyorum sana
oturt beni, dinlendir, yaralarımı sar
uykusuz gecelerimi, darmadağın
göklerimi tut sonra." marmaristen üç görüntü olan bir karta yazmışım.
____________
23 temmuz 86
hadi üzülme. her işte bir hayır vardır diyelim. duygusallığa ve üzüntüye kapılıp kendini sıkıntıya sokma. seni çok seviyorum ve çok düşünüyorum. her şeyin gönlünce, gönlümüzce olmasını diliyorum. özlemle gözlerinden öperim. bir dahaki mahkemeye çıkacaksın gibi geliyor. bunda çıkacağın içime doğmamıştı.
karın. görüşmek üzere
-fonda flu söğüt ağaçları. tahta bir salıncak. 5 yaşlarında bir kız ve bir kızan. sol yandan sırtlarından görüntü. saçları koyu kahve ya da siyah. kızın saçları omuzlarından biraz daha aşağıda. pembe uzun bir kıyafetle. kızanın kolu kızın sırtından tutuyor. ayaklarını uzatmış sallanmaya çalışıyorlar. sevimli romantikler.
____________
11.8.86
bayramın iyi geçmesi
dileğiyle..
mukadder
-atlar, yeleleriyle, vahşi, beyaz, hoş görüntülüler. arkada büyük ağaçlar. bir parça açık mavi. kıyıda çok hafif bir gölcük parçası, yaz sıcağından otları sararmış bir arazideler, bize doğru koşuyorlar.
_____________
şirinyer izmir 32 27 8 1986 1730+18+
şirinyer postanesi damgası
enver çağlar
buca cezaevi eskibölüm 8
hıc uzulme az kaldı ben ıyıyım seımdılık buradayımdaha uzun
yazacagım sen kendıne dıkkat et sıkma cok yakında bunlarda
gececek gorusmek uzere hocsakal
mukadder
-üzerinde "E-B / 8
kontrol edilmiştir
kapalı cezaevi buca
izmir" yazan, yazıları silinmeye yönelmiş, eski sararmış bir telgraf
____________
hergün bir yerden göçmek ne iyi
her gün bir yere konmak ne güzel
bulanmadan, donmadan akmak ne hoş
dünle beraber gitti, cancağızım
ne kadar söz varsa düne ait
şimdi yeni şeyler söylemek lazım
mevlana
26 kasm
merhaba enver
dilerim iyisindir. ben çok iyiyim. annemle konuştum "hafta sonunda geleceğim" dedi. sınavlar devam ediyor. sıkıntım bitmedi yani. sensiz sınava girmek iyi olmuyor. ne iyi işleri sen yapardın, arada bir de kavga ettik mi, stressler boşalırdı. ben yanmayayım da kim yansın. annemin selamı var. canım, ben çok iyiyim. yalnızca seni düşünüyorum. en önemlisi, senin benim için ne kadar önemli olduğunu farkediyorum. senin varlığını hissetmek (ayrı da olsak) çok güzel. ben kötü değilim canım. görüş günü yazdığın mektubu aldım. sen çok üzgün duruyorsun. inan ben çok iyiyim yalnızca seni çok özledim. beni seviyorsan kendine iyi bak, ve kimseye çok fazla güvenme. bu da benim nasihatım. bazen çenen düşer senin de. boş yere canını sıkma. önce kendini ve bizi düşün. emi canım. görüşmek üzere hoşçakal
sevgilerimle karın **** (muka anlamlı dört tane çiçek)
-yemyeşil çam ağaçlı dağlar, mavi gökyüzü ve tümülüs bulutlar, mavi yeşil beyaz ışıltıların yansıdığı sanki bir göl.
soldaki uzaktaki kıyılarda bir iki kulübe, balıkçı barınağı gibi görünüyorlar. bize yakın suyun içinde kayalıklar, taş lar
bir çam ağacından bir parça önde, bir de başka yemyeşil bir ağaçtan bir bölüm.
_______________
25.11.85
24 kasım
pazar
merhaba enver
görüşmek üzere gözlerinden
öperim. sevgilerimle
karın -her zamanki gibi yazıların üstünde "görülmüştür
güvenlik komutanlığı" mührü
-"egenin suları ve yeşilliği bol ili delikliçınardan bir görünüş denizli"
delikliçınar suyunun eski hali, kenarlar yemyeşil, kartpostal renkleri biraz solmuş suyun bir yanında uzaktan görünen sandalyeler filan. beri yanda beyaz örtülü masalar, sandalyeler yemek yiyecek yerler gibi. önde bir kadın omzunda kahverengi çantası büyükçe, buldan bezine benzer buluzlu kısa kollarında mavi işlemelerle bağcıklı, bulicinli. sol yandan bir bölümü görülüyor. kocaman güneş gözlüklü, omuzlarında koyu renk saçlı, hasır şapkalı. biz o masalarda oturup garsonların getirdiği yemekleri hiç yememiştik. genç kadın kollarını uzatmış bir çiçekle ilgileniyor, seviyor sanki. biz su kıyılarında çay filan içer, yanımızda götürdüğümüz şeylerden yerdik. evde de sinide yendiği için masalarda yemek yiyenler özel gelirdi bize. onlara karşıdan bakardık. çocuktuk. suyun ortasında da sürekli akan bir su, eski usul bir çeşme."
________________
umut
öyle susadım ki kavaklar
sallanın da
girsin gönlüme köklerinizden bütün yeşiliniz
öyle susadım ki
oldu dev kadar
yaşamak
öyle yorgunum ki kavaklar
görsem
gökyüzünü içebilirim.
f.h.dağlarca
19 kasm salı
sınavlar yüzünden mektup yazamıyorum. yarın görüşeceğiz.
hoşçakal
-çok uzakta paşı puslu dumanlı dağlar, tepeleri mavi, zirveleri bulutlu. berilerinde içinden bir ırmak geçen sisli, yeşillikli bir kent silüeti, beride sol yanda çam ormanlığının bir parçası ve yükselen bir dağın bir bölümü. çamların önünden yukarılara doğru giden taşlardan örülmüş bir duvar görünüyor. beride dağın yamaçları, bize doğru şose bir yol geliyor. birr taş köprüden geçiyor. yolun kıyısında davarlar, köprünün kıyısında taşların üzerine oturmuş bir kadın sırtından görünüşlü. kırmızı giysili. kısa siyah saçlı. köprünün altındaki karanlıktan köpüre köpüre akan bir dere, kenarları taşlı, kayalarla, bazı bozkır otları.
_______________
adsız...
biliyormusun, şu sıralar yine
bir ayak denize değdi sessiz
birileri ağladı bilerek gözyaşsız.
bir çocuk büyüdü her günkü büyümesince
sıcak çocuk sevgilerini dağıttılar
gülücük, gülücük.
nokta, nokta...
biliyormusun şu sıralar yine;
gökkşağı sevdalılarını anlatıyor
bir koca nine
gökkuşağı sevdalıları kıvancında
mutlu aşklar yaşanıyor.
ve bir taraflarda lacivert
boyunlu kumrular
konup gidiyorlar, konup gidiyorlar...
hey benim kara insanım,
yetişemem her gün ölmelerine
her gün ölme bensiz.
bunu ben düz yazı olarak yazmış, benim vefakar (!) bir arkadaşım da sıraya koyarak şiir yapmıştı.
görülmüştür
güvenlik komutanlığı
-izmir saat kulesinin eski bir görüntüsü, arkada üst geçit. insanlar, yaz giyimliler. bir kaç palmiye. beyaz gömlekli bulicinli bir genç bizim yanımızdan kuleye doğru yürüyerek gidiyor. arkasından bakakalmışız. resmin üst kıyısında bir türk bayrağı ve izmir yazısı var. uzaktan kadifekale sanki, bina silüetleri
_______________
en güzel günlere kavuşman dileğiyle
"biz buğdayı sevdik
pırıl pırıl suyu sevdik
türlü çiçeği sevdik
buğdayı, çiçeği, suyu
sevenleri sevdik
tutsaklığı sevmedik
kimseye sevdirmedik
bir ağaç meyvaya
durmasın
biz ondan yanaydık"
i.berk
-aşağılar kızıl yukarılara doğru sararan bir fon, yumuşak bir akşamüstü denizi, çarşaf gibi dalgalanıyor. kıyılarda güneşin son ışıklarının yakamozları, belli ki akşam olmakta. önümüzde gölgeli bir kumsal parçasının üzerinde yalınayak duran kocaman iki figür . bütün kartpostalı kaplamışlar. paçalarını sıvamışlar. birbirlerine dönükler gölge halindeler, silüet, çevrelerinde güneşin ışıltısı var. birbirlerine dönükler. kollarıyla birbirlerine dolanmışlar. kadın biraz daha öne doğru eğilmiş. gömleği sarkıyor. yüzlerinin arasında kısa bir mesafe var. adamın gülümsediği seziliyor. belli ki arada bir birbirlerini öpüp konuşuyorlar. sıcak, hoş, özenilecek bir görüntüdeler.
________________
beni benden bile uzak tutuşun
üzülünce yüzükoyun yatışın
arada bir bülbül bülbül ötüşün
neden dir de güzel gözlüm nedendir?
h.h.
*** *****'* **** (çiçeklerle bir taneme muka yazısı)
-bir vazo, saplı, porselen üzerine çiçek motifli kenarlarda küçük mor çiçekler, üstlerde kırmızı, sarı, turuncu dağ laleleri ya da gelincikler, altta bir şiir;
bütün geceler seninle dolu
seninledirn mutluluk, yaşam
çiçekler anlatamaz güzelliğini
anlatamaz bendeki sevgini.
________________
4.6.86
iki güvercin çizmişim gagalarında birer yeşil dal, birbirlerine bakıyorlar
ve devamı;
"bu bahar da böyle
geçti birtanem
gün oldu umut
gün oldu düş
yüreğimin uslanmaz
sevgisiyle dolu bu kentte
sana rastlamanın
büyük sevinci
ve seni beklemenin a-
mansız direnciyle doluyum"
kumrularının sana özgürlük, umut ve sevgi getirmelerini dilerim.
bayramın kutlu olsun.
-bulutlarla dolu bir maviliğin üzerinde (sanki uçaktan bulutların üstüne çıkmış gibi)
beyaz bir ışıltı ve yükselen güzel bir açık mavi fon;
üzerinde, kanatlarını açmış uçan bir beyaz güvercin gagasında söğüte benzer yapraklı bir yeşil dal,
ve bedeninden bulutlu maviliklere dökülen büyüklü küçüklü kırmızı güller
_________________
28.5.86
bugün 3 tane mektubunu aldım. turgut pura'da iki resmim sergileniyor. pazartesi kokteyl var. sonra daha
uzun yazacağım. dışarıya çıkmak ürkütmesin. ben karşılamaya hazırım canım. görüşmek üzere
hoşçakal derim. sevgilerimle karın
not: resim yapmaya gidiyorum görülmüştür
-yosunlu flu görüntülü bir duvarın üzerine yükselen, sarmaşık gülüne benzer bir gül ağacı,
yabani görüntülü, yeşil yaprakları kocaman kıpkırmızı yaban gülleriyle
_______________
bunu ara çalışma için hazırlamıştım ama kullanmadım. sana gönderiyorum. sonra daha iyisini de
gönderirim.
-duvar resmi dersinde scrafitto olarak -renkli sıva katmanları üzerine hazırlayıp kazıyarak yaptığım-
bir çalışmamın küçük renkli çizimi. gökkuşağı renkleri halindeki dalgaların üzerinde iki güvercin,
arkalarında gökyüzü açık mavi ve değişik mavi tonlarında çizgiler
________________
5.11.82
o yazmış, kartın sol üst köşesine acemi bir güneş kondurmuş
-"izmir yağmur öncesini yaşıyor şuan. yine köprü altında insanlar bekleşecek
bu kez yuvaya dönen kuşun aceleciliğiyle.... görüşürüz"
-aynı kartı ben de yazıp mapusa yollamışım;
15.4.86
4 yıllık bir karta daha başka bir şey yazamıyorum. o zamanki dileğin gerçekleşmesi umuduyla
özlemle gözlerinden öperim canım canım
görüşmek üzere çok çok sevgi
mukadder
-izmir saat kulesi çevresi gece görüntüsü, kulenin önünden kocaman cadde geçerkenden kalma bir fotoğraf.
arabaların farları, arkada kentin ışıkları, büyük olasılıkla bayraklı-karşıyaka tarafları
bazı araçların farları florasan çizgiler şeklinde
_________________
29.3.86
29 mart
denizliden merhaba
tatil zamanı yaklaşıyor.
dilerim birlikte tatile de çıkarız.
buralar çok iyi.
herkesin selamı var.
görüşmek üzere
hoşçakal
mukadder
-motosiklete binmiş bir çiftin hoşçakal derkenki görüntüsü. sağ arkadan görülüyor. sağ kollarını kaldırmış ellerini sallıyorlar. iki tane fiyakalı aynaları var. fonda yumuşak bir mavi, kıyılarda bir kaç ağaç görüntüsü
_________________
yeni bir yil geliyor besbelli
karlar altında ağaçlar
yollar
gittin gideli her şey değişti
biliyorum
yine de ben
en güzel yılları
senin için diliyorum
* * * * * * * * (çiçeklerle bir tanem yazıyor)
env.le ikimizin küçük bir çizimi
gülüşüp konuşuyoruz
çiçekler
yine izmir'deyim
görüşmek üzere hoşçakal.
sevgilerimle
mukadder
-müzik notası defterinin üzerinde üç müzisyen, sevimli çizilmişler.
ikisi gitar, birisi bateri çalıyor; yerden bir mikrofona bağıra bağıra şarkı söylüyorlar
altta bir sıra şarkı notası
_________________
12.10.82
2
merhaba!
bu da nereden çıktı deme!
pervinle postaneye geldik.
o ankaraya telefon ediyor ben de sana yazıyorum.
pervinin selamı varmış. "bizzat"
çiçekler
*** ***** (bir tanem)
"denizli'de akşam oldu. ışıklar yanıyor. saat 19.00. sizin orda da akşam oldu mu"
bunu aklıma pervin koydu.
ne yazacağımı bilemiyorum. ama burada akşam fena oldu. izmir akşamları aklıma geldi.
ve "akşam oldu hüzünlendim ben yine" geldi.
hadi görüşmek üzere çiçekler
bir gazete küpürü yapıştırmışım şiir;
gelsen bu gece
nasıl yalnızım bilsen
görsen şu sefil halimi
bir anlasan
duysan ötelerden..
rüzgarlar getirse
yağmurlar kapını çalsa
uyandırsa şimşekler
kalkıp sarınıp bulutlara
gelsen bu gece.
her zamandan çok muhtacım
sana
özlemim dağlarca
bir tatlı gülüşüne
sesine bakışına
nasıl susamışım ah..
gelip otursan
ellerimi alsan sıcak avuçlarına
bana şiirler okusan
sabah olmadan
gelsen bu gece.
korkuyorum karanlıktan,
üşüyorum
yapayalnız, kimsesizim
damarlarımda donmuş kan
gözlerim yollarda ümitsiz
kalbim durmuş zaman içinde
bir ölü gibi
sessizliğe gömülüyüm
gelsen diyorum apansız
güller atsan
ölmüş duygularımın üstüne
beni diriltsen
bir mucize olsa
gelsen bu gece.
hasan akçay
-kumsal, portakal rengi gölgeli, resmin yarısı açık sarı, ortada güzel dalgalarla ışıltılı bir deniz
batmak üzere olan bir güneş beyaz ışımalı
kumsalda yürüyen bikinili bir kadın silüeti, kumların üzerinde bazı çizgiler, bir iki kuş,
kadının çevresinde uçuşan deniz kuşları çok fazlalar,
sanki bir enstanteneden çıkıp, bir hayatın, bir resmin, bir tuvalin, bir anının içinden sürüklenip geçişleri bu
________________
18 haziran 986
merhaba.
kuponlu mektubunu aldım. uzun mektubunu da. (75)
seni çok özlediğim için yazdıklarım anlamsız geliyor. ama seninkiler bir harika.
avukat yanına gelecekti. dün dosyaya baktık. önemli bir şey yok aslında. tutarsız iddialar.
inşallah mahkeme tez zamanda olur da kurtulursun. bedri rahminin "kardeş mektuplarını" ve
deftere 5 bin makbuza 20 bin tl. yatırdım dün. selam da gönderdim.
dilerim hepsini alırsın. uzun uzun (!) yazma düşüncesiyle hoşçakal.
sınavlar başladı.
temmuza kadar sürecek.
let's good by
mukadder
-beyaz üzerine bir açık sarı vazo ve kızıl kahverengi yapraklarla mavi papatyalar
________________
yeni yaşının
sana özgürlüğünü
getirmesi
dileğiyle.
mukadder
-akdeniz kitabevinden alınmış bir kart,
cevat şakir kabaağaçlının bir portresi çizilmiş, gülümseyen bir yüz
çevresinde büyüklü küçüklü kuşlar uçuşuyor, bir sürü kuş -henüz kuş gribi yokmuş
aganta burina burinata! yazıyor
halikarnas BALIKÇISI yazıyor.
__________________
yakında ağaçlar
çiçek açacak
....
ve ben diyeceğim ki
o zaman
sen benimsin artık
-bir gazete küpürü yapıştırmışım- bir şiir
sana bir şeyler vermek istiyorum
sana bu günün sıcaklığında bir şeyler vermek
istiyorum;
ruhuma süzülen güzelliklerden değişme de kal...
ve nice yarınların oluşturduğu bir bütünün,
geçmişinde bulunan büyük değerlerden örnek al.
hüseyin çiftçi
-küçük bir takvim fotoğrafı, bir plaj
makilerle çam ağaçlarıyla kaplı bir tepeden görünüyor, bazı sarı çiçekler, zakkum çiçekleri arasından görünen uzayıp giden bir kumsal, masmavi bir deniz.
___________________
merhaba canım,
biraz gecikti ama, doğum günü kartını alabildim.
onları hemen gönderiyorum. bu da benim sana bahar kartım. ikisi de aynı. başka doğru dürüst bahar kartı yoktu.
pardon romantik kart. naparsın bahar vurdu başıma. bugün mektubunu aldım sayra ve feryal de okudular elimden alıp. "kocan seni çok seviyor" diyorlar. ben de öyledir dedim. hadi görüşmek üzere hoşçakal - şimdilik.
karın.
6.4.86
akdeniz
....
akdeniz enginlerde kararmaktadır
ama
ben
öyle maviyim ki.
deniz bir gitmişlikle eski, uzak,
ama
ben
sahibi gibiyim yıldızların.
akdeniz seni bir daha yaratamaz
ama
ben
seni bir daha sevebilirim.
f.h.dağlarca
-çift yanlı bir kartpostal, bir tepenin üzerinden uzak denizlere bakan elele tutuşmuş genç bir kadın ve bir erkek,
kumluk bir yer, yerlerde yeşil yapraklı beyaz çiçekli -sanki çan çiçeği- bitkiler var. masmavi bir deniz, uzaklarda bir iki adacık, açık mavi bir gökyüzü. kadın pembe giysili ve hasır şapkalı şık ve zarif, sol eliyle şapkasının rüzgardan uçmasını önlemeye çalışıyor; erkeğin sarı saçları uçuşuyor kısa sayılır, beyaz bir tişört, krem rengi spor pantalonlu
asi duruşlu, uzakların gizemini sevgilisiyle paylaşmak ister gibi duruyor. kıyıda ümit yaşarın bir şiiri;
bir boşlukta kayar gibiyim, usulca
bulutlarla, yıldızlarla birlikte, hür
seni birden yanıbaşımda bulunca
gönlüm kanat çırpıyor mavilikte, hür
__________________
yaşama
yeniden başladığım günlerdeyim,
içim dopdolu, yanımda sen.
her geçen gün
başka bir günü getiriyor beraberinde
yedi renginde gökkuşağının
merhaba diyorum yaşama. görülmüştür
güvenlik komutanlığı
yaşama sevincim....
birlikte olduğumuz her yeni yılın sana yeni sevinçler getirmesi istemiyle. sevgiler
bir tanem
-bize dönük bir kadın ve bir erkek, arkada flu bir yol, flu bir ağaçlık
kadın bize bakıyor, örgü şapkası var, sombahar kıyafetliler; erkek bir elini kadının omzuna koymuş, kadına bakıyor, kafası hafif eğik, kenarda bir parça sarı çiçek
__________________
yakınlaşma
nereden bilecektim beni sevdiğini?
konuşmasaydı gözlerin...
aklımın kenarından geçermiydi?
daha dün yapayalnız yürüdüğüm
sokaklarda
bir gün seninle el ele gezeceğimiz?
diz dize oturacağımız meyhanelerde?
aynı kadehten içeceğimiz aşkı?
ve her mutluluğu paylaşacağımız,
sabahı olmayan gecelerde?
***
bilir miydim bir yangının başladığını?
ellerime konmasaydı ellerin...
bir kuş çırpınmasıydı avuçlarımda;
kalbimin vuruşunu duymasaydım;
bu kadar sevebilir miydim seni?
böylesine özlem kesilir miydim?
alev alev... tepeden tırnağa...
yıllar mı? sahi, nerde o geçen yıllar?
ben daha dün başladım yaşamağa...
***
kim olduğumu henüz yeni öğrendim!
iyi ki; adımı söyledi bir kez dudakların
iyi ki; var oldum, sana yakınlaştım da,
iyi ki; seni gördüm, seni sevdim,
iyi ki; sevildim doyasıya...
kim bilir? bir yeraltı nehri gibi,
kaybolup gidecektim, beni
bulmasaydın,
sularım bir denize varmıyacaktı,
ve bu şiiri yazmıyacaktım, sen olmasaydın.
adsız bir gazete küpürü sararmış; ardında, pasta takımı, ikramiyeli bulmaca, kedi, güvenilir, yüz, iskambilde birli, bir nota, hıyarın bir cinsi, sina yarımadasındaki çöl, bir emir, defa, cüz, dervişlerin bir selam sözü, isim; yazıları var
_________________
uyuyamadığım geceleri seviyorum
uyuyamadığım geceleri seviyorum
hani şu çıldırıp fırlayıverdiğim yataktan
yaklaşırken kış
kendimi bırakıverdiğim balkona
hani bana bir kedinin baktığı
ıslak ve dipdiri
uykusuz geceleri
dimdik ayakta olduğum
dimdik yaşamda yükseldiğim
soğuk ve ayın aydınlattığı
gökyüzüne doğru
biz gene yanyana görülmüştür
s. vlanna güvenlik komutanlığı
-hüzünlü bir mavi üzerine bir kadın portresi çizilmiş, profilden, yüzü beyaz ışıltılı, durgun, vakur, hayalperest havalı saçları olarak bir sürü küçük kalp çizilmiş, irili ufaklı, bazılarının içi boş, alt plandakiler mavi tonlarında, üstlerdekiler, pembe, mor, leylak rengi tonlarında
__________________
-çizdiğim bir deseni göndermişim. atlı bir adam doludizgin gidiyor. kowboy kıyafetli, marlboro reklamlarındakiler gibi
__________________
ikinci yılımızın her ikimize de mutluluk ve huzur getirmesi özlemiyle... karın
-sombahar görüntülü, sarı renk hakim, yapraklar sararmış, uzaklardan sararmış bir mekandan bize doğru gelen küçük bir ırmak görüntüsü, ışıltılı soluk mavi. bize yakın iki kuğu, birbirlerine dönükler. onlar ve bazı ağaçlar suya yansıyorlar.
çizimin çevresi beyaz, pembe, kahverengi, altta cennet yeşili üzerine beyazla yazılmış şiir;
bir pınar ki şırıl şırıl,
akar bende sana benzer..
bir şimşek ki pırıl pırıl,
çakar bende sana benzer...
___________________
konakta güvercinlere yem attığımızı hatırlıyor musun, çıkınca yine atalım olur mu?
ikimizi çizmişim. yerde çiçekler, çevrede çiçekler. çizimin üstüne mühür basılmış.
-bir yılbaşı kartpostalı, karlar, karlı bir çam ağacı, kıyısında bir kuş evi, önde bir kız ve bir oğlan çocuk kız tahta bir tabureye oturmuş, elinde kırmızı bir mum var. başında mavi kurdele, boynunda mavi atkı, lacivert pantalonu, sarı çizmeleri var. oğlan çocuk bir ayağıyla yere diz çökmüş serçeleri fareleri yemliyor. bizim önümüzde bir çam dalı üzerinde yanan kırmızı bir mum var, çevresine sarı ışıltılar yayıyor.
___________________
-lisede, belki de ghiyo da yaptığım bir deseni göndermişim. çiçeklerden örülmüş. uzakta çiçeklerden yapılmış bir kaç ağaç, mavi çizilmiş çiçeklerle dolu mavi bir yol, çiçeklerden bir duvarın üzerine bir kadın oturmuş, yeşil elbiseli, bu herhalde benim, hoş avare bir kadın. ayaklarının altından doğru şairini unuttuğum bir şiir yazmışım. çiçekli bir şiir:
çakıl
seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde
bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
bir gelincik açılır ansızın
bir gelincik sinsi sinsi kanar.
seni düşünürken
bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır.
deliler gibi dönmeğe başlar
döndükçe yumak yumak çözülür
çözüldükçe ufalır küçülür
çekirdeği henüz süt bağlamış
masmavi bir erik kesilir ağzımda
dokundukça yanar dudaklarım
seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde.
-çizimin çevresinde çizgilerle çiçekler rengarenk, çiçeklerden bir atmosfer
kıyıda çiçeklerle yazılmış *** ***** bir tanem yazısı.
________________
29.11.85
aynalardan uzakta
şimdi en açık renginde gözlerin
şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
anlatılmaz birşey var aramızda hazin
şiir gibi bir şey seninle yaşamak
bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
yıldızların en parlak olduğu zamansın
denizlerim senin kıyılarında sakin
bırak ellerini avuçlarımda kalsın
çirkin olan fena olan ne varsa unut
gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
ellerimizde sevgi içimizde umut
bütün iyilikleri paylaşalım seninle
aşkın büyülü sesini duyuyor musun
şimdi onun gülleri açan gül bahçelerinde
gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
çoban kulübelerinde, balıkçı kahvelerinde
varlığın dudaklarımda bal tadı
yokluğun en korkucu ölümlerin
senden başka dindiren olmadı
acısını içimde kanayan yerin.
-bir tanem, yine kısacık yazıyorum. iyi olman dileğiyle gözlerinden öperim. ben iyiyim.
görüşmek üzere hoşçakal
***** (canım) mukadder
-yukardaki gitme yazısındaki me harflerini kalp çizgisi içine almışım.
-yeşil sarı bir fonda bir genç kız portresi, profil gibi, üzerinde flu yapraklar var. beyaz buldan bezi gömlekli. bağcıklı.
sol eliyle benim çok sevdiğim sarılı yeşilli kırmızılı kasımpatını kokluyor. masum bir yüz
altta şiir;
ooof bu bizim yaşadığımız
bitmeyen ayrılıklar
seviyoruz olmuyor...
sevmiyoruz olmuyor...
____________________
kendi yaptığım bir kart, bir kadın ve bir erkek, boyunlarında atkıları. hareketliler. kadın başını gökyüzüne kaldırmış. dört tane kırlangıç var. havayı çizgileyerek uçuyorlar. onlara bakıyor. adam kadının arkasında, daha çok kadınla ilgili. kadın pembe yeşil giyimli, erkek bordo koyu yeşilli. (duvar resmi için taslak- yazmışım)
____________________
kartın yarısını kaplayan kocaman bir güneş. aşağı bölümde, kenarları kayalık, dikenli, bir dağ yolunda bir kadın ve bir erkek, elele tutuşmuşlar, koşarken havada zıplıyorlar. soluk bir turuncu hakimiyeti var. birer ellerini göğe kaldırmışlar. sanki güneşe zıplıyorlar. maceraperest hava, birlikte olmaktan mutlular. biz arkalarından bakıyoruz.
____________________
20.12.1985
-kocaman bir kart. sevimli illüstrasyon çizimli bir kedi ve bir fare. çevrelerinde uçuk mavi, çevrelerinde çiçekler, notalar, pembe papatyalar uçuşuyorlar. gözlerini kapatmışlar, müziğin ritmine uymuşlar. çimenlerin ve pembe beyaz papatyaların üstünde yürüyorlar.(resmi geçit yapıyorlar!) kedi önde kocaman bir fülüt çalarak gidiyor. fare arkada beyaz renkli, koca kulaklı elindeki tefi çalıp gidiyor. kedi siyahlı beyazlı çizgili, başında pembe kurdeleli bir demet pembe papatya. kartın kıyıları mavi kurdeleli. köşelerde mavi sarı çiçekler.
-sevgili babacığım yeni yılda evimize dönmen dileğiyle ellerinden öperim.
mırnav kızın tombiş
- 2 kedi çizimim var
iki papatya
___________________
14 ocak
10.1.86
seni yaşamak
seni düşünmek ne güzel
her an seni yaşamak
hava gibi su gibi
ne zaman bir yere baksam
sanki seni görüyorum
ve başlıyorum konuşmaya
hayalinle
sonra da gülüyorum halime
ben işte her zaman böyleyim
ne olur bari sen gülme
ne yapayım bir tanem
elimde değil
SENİ ÇOK SEVİYORUM
yeni yılımızın, yıldönümüzün bize mutluluk ve huzur getirmesi dileğiyle.
karın
-bordo kahverengi karışımı ve beyaz ışıltılı bir fonda ikisi sarı, biri kırmızı üç yaban gülü. sarılardan biri çok ışıltılı. bazı kahverengi bitkiler.
_________________
......
vakit hızla ilerliyor gece yarılarına yaklaşıyoruz
ayrılık masanın üstündeydi kahve bardağınla limonatamın
arasında
onu oraya sen koydun
bir taş kuyunun dibindeki suydu
bakıyorum eğilip
bir koca kişi gülümsüyor bir buluta belli belirsiz
sesleniyorum
seni yitirmiş geri dönüyor sesimin yankıları
ayrılık masanın üstündeydi cıgara paketinde
gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın
kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin
cigaranın ucunda senin
ve hoşçakal demeğe hazır olan avucunda
ayrılık masamın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin
senin güvenindeydi bana
büyük korkundaydı ayrılık
birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine
ansızın
oysa beni seviyorsun ama bunun farkında değilsin
ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden ağırlığı yoktu tüy
gibiydi
diyemem tüyünde ağırlığı var ayrılığın ağırlığı yoktu
ama
kendisi vardı vakit hızla ilerliyor gece yarıları yaklaşı
yor bize
yürüdük yıldızlara değen ortaçağ duvarlarının karan
lığında
vakit hızla akıyordu geriye doğru.
...... nazım hikmet ran
-sen bugüne kadar söylediğin en çok şeyi bana söyledin, yalnız bana. (ben yazmışım)
-dalgalı, güneşli, ışıklı mavilikli bir deniz kıyısında bir kadın ve erkek, adam kadının kulağına bir şeyler söylüyor, kadın gülüyor. uzun saçları var. orta halli bir mavi tonu üzerine koyu mavi kabartılı çiçekleri olan bir elbisesai elinde düz cam bir bardakta beyaz köpük gibi bir içeceği var. erkek mavi bol kollu, bol bir giysi, kemer tokası görülüyor, siyah pantalonlu. elinde içinden ok geçen kocaman bir kalp var. içinde; kalplerimiz bir olsun sevgimiz örnek olsun yazıyor. başları birbirine değiyor.
____________________
mutlu olalım
ayrılık hasret ile,
yollar, bizim yolumuz,
saraydım nedendir ayrılık.
geç oldu yaşadığımız günler
biraz da biz mutlu olalım
yollarda hasret,
yollarda bir sevinç çığlığı,
gülelim biraz gülelim.
biraz da biz mutlu olalım.
kalbimizde ayrılık duygusu,
evet ama ayrılamadık.
yine sevinçliyiz,
her zaman sevgisi ile.
-görüşmek üzere sevgilerle
-8-10 yaşlarında bir kız çocuğu, ilüstrasyon. kartın kıyıları yan mavi çizgilerle dolu. ortadaki yavru ağzı tonlu dikdörtgende çocuk başında sarı bandanası, masmavi gözleri var. gülümsüyor, şaşkın, bir elini ağzına götürmüş, önündeki bir parçası görülen çam dalının üstündeki yuvasından çıkmış olan sincaba bakıyor. üstteki dal karlı. sol koluyla tuttuğu küçük hasır sepetin içinde kozalaklı çam dalları, cevizler, hafif kızarığı olan sarı bir elma, kırmızı bir meyva var. uzakta karlı bir ağaç. havada karlar
_________________
istanbul'daki
istanbul'da bir sevdiğim vardı
keçi yavrusuna benzer
rüzgarlar eserdi hafiften gözlerinde
halden anlardı.
bütün şehzadebaşı bilir hikayemizi
gülhane parkı bilir, gemiler bilir
gelip geçen bakardı.
yanakları güz elmasına benzer
soğuk havalarda;
ormanlar gibi bakışları;
çocuktu, aceleci bir hali vardı.
bahar günleri geldimiydi
saçları uçardı.
-yeni yılda yeni sevgilere....
mukadder
-kocaman bir kart. illüstrasyon. bir çitin üzerinde pembe kulaklı, beyaz şirin mi şirin bir tavşan. kucağında mavili, biri elektrik mavili,biri pembe çiçek demeti var. çitin çevresi otlar, pembe papatyalar, küçük beyaz çiçek demetleri, altta nilüfer yapraklarına benzeyen açık kahverengi birşeyler. kıyıda küçük bir kirpi, gülümsüyor, bir eliyle tuttuğu pembe çiçekle tavşana bakıyor. çevrelerinde mavili pembeli üç kelebek uçuşuyor.
kıyılarda mavi kurdele üstüne renkli papatya çiçekler. mavi, pembe, sarı, mor. yağ yeşili yapraklar.
__________________
yeni bir yıl geliyor besbelli
kışlık giysileri içinde doğa
karlar altında ağaçlar yollar
gittin gideli herşey değişti biliyorum.
yine de ben en güzel yılları
senin için diliyorum.
-uzun dikdörtgen iki kanatlı bir kart. kış manzarası resmi. gökyüzü karlı çok açık mavi. sanki bir tepedeyiz. karlı çam ağaçları ortada bacası mavi tüten, çatısı karlı bir dağ evi. kıyıda bir kaç tane daha karlı ağaç. kıyılarından uzaklardaki dağlar görülüyor, karlı. evden bize doğru gelen elinde yiyecek tepsili bir köylü kadını. bizden o tarafa doğru giden bir adamla bir kadın. adamın elinde baston var, şapkalı. kadın uzun bordo kıyafetli açık tonlu bir şalı var. her yerde kar var
__________________
28.12.85
cumartesi
merhaba canım
mektubunu aldım yine çok sevindim. yılbaşında deniizliye gidecek gibiyim. seni gördükten sonra, (bilet ayırtacağım da.) umarım iyisindir. iyi olmaya çalış. şu bir ayı da geçirdik mi, yeni yılın güzelliklerini göstereceğine inanıyorum. bahar * geliyor çünkü. bahar da herşey güzel olur bilirsin. her şey daha güzel olur. bugün bir demet nergis aldın sen eve getirdin, benim elimle.
* kavanoza geçen haftakilerin yanına. iyi yıllar sana
görüşmek üzere hoşçakal.
karın
-karşı sayfada da karışık yerlerde 5 çiçek çizmişim.
-kocaman bir kart. sarı turuncu sanki çınar yapraklarıyla dolu, kıyılarda çınar ağaçlı yol. ağaçların diplerinde park bitkileri. elele tutuşmuş iki sevgili bize doğru geliyor. mavi kotlular. kadın pembe, erkek kareli gömlekli, omzzunda lacivert kazaklı. park gibi bir yer. uzaklarda yeşil ağaçlar görülüyor. şairler en güzel sombaharı emirganda olur derlermiş. işte öyle.
__________________
16.1.86
serabın bir sonu vardır,
ufkun, sıradağın sonu,
uçarın, kaçarın bir sonu vardır
senin sonun yok
mandaların, kavakların pazarı olur
...
senin pazarın olmaz.
bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm
ömrümün sebebi, ustam, sevgilim..
......
zemheri de uzadıkça uzadı
seni baharmışsın gibi düşünüyorum.
seni diyarbekir gibi
nelere, nelere kadir/baskın gelmez ki
seni düşünmenin tadı.
görüşmek üzere hoşçakal
denizliden selamlar.
karın
-sol alt köşede bir bayrak fuar izmir yazılı. ortada ışıl ışıl lunapark görüntüsü hakim durumda. arka planda yıldız yıldız olmuş kadifekale yükseliyor. beride alsancaktan bir bölüm.
__________________
l'll never say goodby -beyaz üzerine altınsarısı kabartma bir yazı. ortaçağı anımsadım.
üstte bir dikdörtgen üzerine, gece rengi koyuluğun üzerinde bir erkeğin eli, açık yere bakıyor. üstünde zarif bir kadın eli, uzun kırmızı tırnakları var. çapraz duruşlu, üstüste.
I'll never say goodby
-iç sayfalarda
izmir şiiri
seni esmerliğinden tanırdım
ah benim şarkılarla büyüyen yüreğim
bilmezdim saatler kaça kurulmuş
kimlere ayarlı zaman
ah benim şarkılarla büyüyen yüreğim
bilmezdim bizimle hangi şehirler eskiyecek
yürüyoruz yine rüzgarlıyız yaralıyız yine
yürüyoruz -denize inen bir sokak-
senin bakışlarında sardunya ve gül
benimkinde tekinsiz uzaklıklar
unuttum yıllar yılı
birazdan akşam olacak
a.azar
karın
-bayramın bize mutluluk getirmesini diliyorum canım canım. görüşmek üzere sevgiyle. canım.
-karşı yaprağı
68 ve 69. mektuplarını aldım. sınavlarım var. en kısa zamanda uzun uzadıya konuşacağız. yeni fotoğrafını da aldım.
-yalnız bir daha asker fotoğrafı gibi poz verilmiş değilde, gündeki yaşamınızı yansıtan şeyleri çektir çektirirsen - ki resmini yapayım- canım canım o almadığın mektubumu aldın mı...? hani bahsediyordum ya
hadi özlemle hoşçakal.
burç ekini gönderiyorum.
ı will never say goodby
______________________
bir gazete kesiği; kıyısında scotty yazılı bir karikatür. şişko bir aşçı derince bir kaseye yumurta kırıyor, küçük bir kuş paraşütle uçuşta. şaşkın şaşkın ona bakıyor. kasenin yanında bir kaşık ve bir yumurta daha var.
arka tarafta, kumaşlar, renkler, şapkalar, aksesuarlar, eşarplar, çantalar, ayakkabılar, kemerler, gözlükler yazıyor.
______________________
kocaman kırmızı bir kart. kıyıları beyaz dantelli kırmızı kalplerle örülmüş. bir bulut yığınının üzerinde 2 şirin kedicik sarılmışlar çok sevimliler. bir kıyıda üstünde küçük kırmızı kalplerle cloud 9 yazılı bir tahta tabela bulutun bir kıyısına sokulmuş. birisinin başında kırmızı kurdele, biri papyonlu elindeki kırmızı kalpçiğin içinde love yazıyor. 10 tane pembe kalpten bir balon demetinin iplerini tutuyorlar.
-içinde, yeni yılın yeni sevinçler getirmesini diliyorum. 24.12.85
______________________ mukadder
merhaba
ben iyiyim. kardeşinin mektubunu gönderiyorum. görüşmek üzere hoşçakal.
mukadder
pari passu
-gri mavi özel bir vazoda turuncu beyaz ipeksi yapraklı güle benzer bir bitki. küçük sarı çiçekleri olan bir iki çiçek daha vardı
_______________________
bir illustrasyon. ince, zarif, hoş bir kadın çizimi. kızıl turuncu saçları kabarık, kenarına pembe yeşilli çiçekler takılmış. mavi bir elbise. omuzları kabarık. çiçek demetleri tutturulmuş. balıkçı yakalı, yakalarında ve kollarında beyaz danteller var. mavi gri bir fonda oturuyor. kucağında çok güzel saçlarının renginde bir kedi yavrusu var.
-yeni bir yıl geliyor besbelli
kışlık giysileri içinde doğa
karlar altında ağaçlar yollar
gittin gideli herşey değişti biliyorum
yine de ben en güzel yılları
senin için diliyorum
özlemle seni bekliyorum.
_______________________
-bir demet karikatür ve şiir gazete kesiği zımbalanıp gönderilmiş.
-bir restoranda çin çon çing bir müşteri çatal kaşıkla masanın üstündeki tabak bardak vs. ye vuruyor. köşede elleri dolu bir garson diğerine "bu müşteriyi çok beklettik galiba" diyor.
-bir kilise, papazın önünde bir nikah töreni gibi. çiçekler. kıyıda kocaman iki mum yanıyor. duvarda meryem ana ikonu. gelinin duvağı adamın boynuna düğümlenmiş. papaz" sonunda onu buraya getirmeyi başardınız mı kızım?"
-şiir aynalardan uzakta
şimdi en açık renginde gözlerin
şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
anlatılmaz birşey var aramızda hazin
şiir gibi birşey seninle yaşamak.
bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
yıldızların en parlak olduğu zamansın
denizlerim senin kıyılarında sakin
bırak ellerini avuçlarımda kalsın.
çirkin olan, fena olan ne varsa unut
gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
ellerimizde sevgi içimizde umut
bütün iyilikleri paylaşalım seninle.
aşkın büyülü sesini duyuyor musun?
şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde
gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
çoban kulübelerinde, balıkçı kahvelerinde
varlığın dudaklarımda bir bal tadı
yokluğun en korkuncu ölümlerin
senden başka dindiren olmadı
acısını içimde kanayan yerin.
-birinin arkasında "ahu tuğba'nın yakacak olarak kullanılması istendi" yazıyor.
________________________
-the british council
ve fy'nin, izfaş sanat galerisindeki
keith arnatt sergisinin 14.12.1993 açılış kokteyline davetiyesi.
üzerinde sanatçının iki resmi var.
"bir ayak
bir sonraki
sokağa
henüz
ulaşmadı"
"one foot
has not yet
reached
the next
street"
_______________________
özel mektup kağıdı. papatya ve güllerle, değişik çiçeklerle fotoğraflar. üzerinde fotomektup adres yerleri,
kıyıda gülen bir çiçek, yuvarlak içinde, mutluluk yazıyor. 10.8.82 de denizli çarşı mühürü var. güzelyalı adresine e. ye gönderilmiş.