Cuma, Nisan 23, 2010

internetteki gazetelere çalışmak için yazı yazıyorum

internette bulabildiğim bazı gazetelere yazı yazmak için girişimde bulundum
aşağıdaki yazıyı; nytimes, latimes, thewashingtonpost, haaretz, jpost, bbc turkish, time, the guardian, chinapost, the st. petersburg times, france24, ırish independent, the prague post; worldnews, arabnews, islamic voice, athensnews, europeanvoice, the scotsman, timesonline uk, indiatimes, theaustralian, der spiegel, the international herald tribune, the japan times online, all africa.com, pretoria news, nhan dan, el universal, editörlerine yolladım. başka yayınları da araştırıyorum. zaman zaman yazılar yazıp para kazanacağım yer arıyorum. konuyla ilgili gelen yanıtları da buradan duyuracağım (da) maillerim durdu, gmail de yahoo da bekleme durumundalar

hello
this is mukadder caglar
painters
mukadder caglar looking for a job as a writer

for a few years, l have been writing "açik roman- mukadder caglar" in my internet pages.

http://racroman-mukaddercaglar.blogspot.com/

about my living, about templei, a lot of thing l had lived mistical, you can read translate english
and l must made my work /lives photo in my picasa pages

http://picasaweb.google.com/mukadder.cagla?showall=true&fgl=true&pli=1
http://picasaweb.google.com/mukadder.cagla

l need earned money support for my life. maybe l can write sometimes for nytimes.
l live in agean /kusadasi, izmir
l was born in denizli 4.2.1961
my education journalizm and arts
3 years ago l retired from ünivercity teacher (my retired ünivercity- 9 september ünivercity-buca education faculty- art departmant teacher- buca- izmir- turkey/emekli olduğum üniversite- 9 eylül üniversitesi -buca eğitim fakültesi- resim bölümü öğretim üyeliği- buca- izmir- türkiye) /20 years l worked as arts teacher
if it possible l can write something for your reading /some photos /some paints
l can write türkish, after translation.

lowely
mukadder

my contact mail;
mukadder.cagla@gmail.com
mukadder.caglar@yahoo.com
mukadder.caglar@hotmail.com

http://twitter.com/mukaddercagla
www.facebook.com/mukadder.caglar
gsm: +90.545.6122931
my home addres kuşadası;
cami atik mah. kanarya sok. tarim apt. no;26 d;3/2
kusadasi /aydin /turkey 09400
my mom home address, izmir;
1320 sk. birlik apt. no: 2/6
izkent/ buca/ izmir/ turkey

Salı, Nisan 20, 2010

bazi notlar buldum / picasada görülebilirler

hayatim;

.......

yeni foçaya gidiyorum..

bir tane balina varmis..

hani buzullarda sıkışanlardan..

balikçilar o nedenle baliga çikamiyormus..

insallah balinayi ben de görürüm.

kiyidan görünüyormus..

bir arkadastan 500'lük tele buldum.

ama zenit makinaya takilabildigi için evden bizim emektari aldim.

aksam dönecegim.

ısığı bir arayabilirsen iyi olur sanirim.

is telefonunu hatirlayamadim..

ama reyhandan alabilirsin.

seni çok seviyorum...

(sadece espriydi-->) sirketin sevimsiz ortagi kocan...

seni poli agapo..

_________________

mukaddercim

tepe tepe kullanman dilegiyle.

(güzel bir dostlugu baslattik. önemli olan da bu degil mi?)

aysun oguz

imzasi

________________________________

canim canim;

ben, maalesef çesmeye gitmek durumundayim.

eve gelip birkaç parça esya aldim. sen yoktun.

seni göremeden gitmek çok kötü.

bulundugum yeri ve telefonumu bildiririm.

tabii ki seni sık sık arayacagim.

senin de gelmeni çok istiyorum.

konusuruz yine..

-çesme festivali için gidiyorum.

*seni çok seviyor ve çok çok öpüyorum.

e.

sa agapo poli kocan

______________________________

mukadder;

su an beni göremeyince kızdığını biliyorum.

fakat umur bey gsf ye gidiyormus

bize de isterseniz gelin orada ne var ne yok görün dedi.

kararsiz kaldim

gitmek istegi agir basti.

sen de 5-5.30 da gideriz eger gidersek demistin ya

bana eger çok fazla kizmadiysan 5.te telefon açarmisin

suraya yazdigim numaraya

ben o sirada orada olurum.

özür dilerim

sayra

tel:215327 gündüz ablam (yoksa evde yaseminde olurum)

tel:224646 yasemin

,---------------------------------------

-önce baliklarimiz ölmüs denizimiz kirlenmis

-onlarin tekerine çomak sokardik ama, çelik çomaklarimiz alinmis, birimizin kolu

kirilms.-

çocuklugumuzu yitirmisiz.

gökyüzü hala mavi mi dersin -mukadder


27.6.97

çocuk bu özel günde oyunu anladi.

varligini ona verip gittiler. baska insanlarin da bu oyunda yer almalarini istemisti.

yer aldilar no'ldu.

simdi çocuk kendi oyununun ve varliginin sevimliligi içinde bütün herseye karsin

dostluk duygulariyla dolu ve herkesin kendi varligiyla dolu olan bu dünyada yasayip

kendilerini tanima geregine saygi duydu. herkesin topragi, çölü, yapragi vardi.

yapabilecegi neyin olup olmadigini sorguladi.

belki kendi varligini bulduktan sonra bazi güzel seyler için savasabilmeyi ögretebilirdi.

firsatlar bitmez ki!

dostlar affetsin, arasira benim için de içsinler, sevsinler. tutsakliklar geçicidir.

insan en büyük tutsakligi kendi içinde yasar. bu kalemi rastlantisal olarak torbadan çekti

ve yazdi. varligiyla barisik olmak istiyor. yardim eden herkese -kim ve hangi nedenle

yardim etmis olursa olsun- tesekkür ediyor.

(kalemin rengi yesildi)


Pazar, Nisan 18, 2010

[DunyaYalnizBizimDegil] SHAME ON YOU DENMARK! SHAME ON YOU! UTAN DANİMARKA!Friday, April 16, 2010 2:47 PM

ATT00001ATT0ATT000020001ATT00003
  • ATT00002
  • ATT00003
  • ATT00004ATT00ATT00005004ATT00006
  • ATT00005
  • ATT00006
  • ATT00007ATTATT0000800007ATT00009
  • ATT00008
  • ATT00009
  • ATT00010ATT00010
    This is massacre! This is not the thing that a normal human can do !
    Denmark shame on you! Stop this ! What a sivilized country Denmark is! What kind of people live there?
    Doing this massacre for fun! Stop this, or continue shaming! We are going to spread these scenes all aroud the world.
    UTAN BAŞINDAN DANİMARKA! EĞLENCE İÇİN YAPILAN BU KATLİAMI BÜTÜN DÜNYADA KINIYORUZ! KINAYACAĞIZ!

    BUNUN HİÇBİR AÇIKLAMASI OLAMAZ!
    UTAN DANİMARKA !!!

  • It's because of the cruelty of the human beings (supposedly civilized humans)
    who kill hundreds of the famous and intelligent Calderon Dolphins.
    Bu durum, ünlü ve zeki Calderon Yunusları’ndan yüzlercesini öldüren ve (medeni olduğu iddia edilen insanoğlunun) vahşeti yüzündendir.


    This happens every year in Feroe Island in Denmark . In this slaughter the main participants are young teens.
    Bu durum Danimarka’nın Feroe Adalarında her yıl gerçekleşmektedir. Bu katliamın asıl katılımcıları ise 18 yaş altı gençlerdir.
    WHY?
    NİÇİN
    A so-called celebration- -to show that they are adults and mature!
    Bu sözde kutlama gençlerin yetişkin olma ve olgunlaşma gösterisidir.


    In this big celebration, nothing is missing for the fun.
    Bu büyük kutlamada eğlenme adına hiçbirşey kaçırılmamaktadı r.
    Everyone is participating in one way or the other, killing or looking at the cruelty, supporting like a spectator?
    Öldürerek veya bu vahşeti seyrederek, taraftar gibi destekleyerek herkes bu olayın bir şekilde katılımcısı olmaktadır.


    Is it necessary to mention that the dolphin Calderon,
    like all the other species of dolphins, is near extinction and they get near men to play and interact.
    In a way of PURE friendship!

    Şunu ifade etmek gerekli midir bilinmez ama, Calderon yunusları, diğer tüm yunus türleri gibi, insanlarla etkileşim içinde olan ve oyun oynayabilen en yakın nesildir. Sadece saf bir arkadaşlık olarak!
    olarak!



    They don't die instantly; they are cut 1, 2 or 3 times with thick hooks.
    Tek seferde, birdenbire ölmezler; Kancalarla 1, 2 veya 3 kez kesilirler.
    And at that time the dolphins produce a grim cry like that of a newborn child.
    Ve bu sırada yunuslar aynı yeni doğmuş bir çocuk gibi korkuyla karışık bir ağlama sesi çıkarırlar.



    But he suffers and there's no compassion while this magnificent creature slowly dies in its own blood.

    Bu muhteşem varlıkların kendi kanlarında yavaşça ve acı çekerek ölmesi esnasında hiçbir acıma / merhamet yoktur.

    It's enough! This has to stop!
    Yeter! Bu durum artık durdurulmalı!


    We will send this mail until this email arrives in any association defending the animals, we won't only read.
    Bu maili herhangi bir hayvan savunucusu birlik / oluşumun eline geçene kadar herkese gönderelim, sadece okumayalım.
    That would make us accomplices, viewers.
    Yoksa biz de bu olayın izleyicisi ve suç ortağı oluruz.

    Take care of the world, it is your home!
    Dünyaya sahip çıkalım, çünkü o bizim evimiz!
    Sign against this cruelty:
    Bu vahşet için imzalayın:
    olarak!

    eski mektuplara bakmıştık, not ettiklerimden

    21.7.1992

    çiçeklerle dolu resimler, şiirler.

    19.3.1986

    "annenlere de uzun yaz. bugün mektup aldık da. benimkisi çok uzundu. yazık onlarınki kısaydı.

    hem kötü şey yazma onlara da"

    "bunu hemen gönderebilmem için bitirmem gerekiyor."

    çarşamba

    "yeniden merhaba. bugün bu mektubu göndermem gerekiyor.

    sizinkilerle iyiyiz. yalnız hemen gidecekler galiba. annenle biraz atıştık hep kendini haklı görüyor.

    hiç karşısındaki insanın durumunu düşünmüyor. neyse sen bizi düşünme, yani önemli değil.

    başkaca bir şey yok. belki bugün görüşürsünüz.

    herşeyin daha iyi olacağı umuduyla hoşçakal.

    hadi özlemle gözlerinden öperim. ben gerçekten iyiyim sorun etme

    görüşmek üzere hoşçakal karın

    -ıslak bir mektup- masanın üzerinin ıslaklığından

    "senin fincanlar gelmiş -koyacak bir yer ayarlarız artık (!)

    şimdi akşam bunu yarın gönderirim belki. hadi şimdilik görüşmek üzere gözlerinden.

    hasretle canım canım

    "iki gündür evde yalnızım, ordalar.

    "iyi kötü idare ediyoruz işte. dün öğleyin -mi yoksa sabah mı- okula geliyoruz. bir sürü öğrenci var

    otobüste. şöför okulun önünde durdu. kapıları açmıyor. durayım mı acaba diye soruyor. inecek var mı

    diye. düşün o kadar öğrenci var. hiçbiri zili çalmamış. insanlar nasıl gülüyor görsen. indik tabi. geçen

    çarşambadan beri dün okula geldim tam bir hafta oldu. tombişi aşılattırdık. iyi oldu ama. bir de ilacını

    içirsem daha iyi olacak. sorma salı günlerine ders konulmuş... bakalım nasıl olur. deneyeceğiz artık.

    salıya görüşürüz."

    hava bugün çok güzel. bahar geldi ne haber. yollardaki çiçekleri bir görecektin. papatyalar, çiçekler,

    laleler, ağaçlar çiçek açmış. çok güzel. anacığın da hep sizin oraları anlattı geldi. kirazlarınızı filan.

    ders de geçiyor. tamlamaları görüyoruz. bir fıkra varmış. bir adam, bir başka adama -niye bu insanlar,

    dolap molap, masa musa gibi konuşuyorlar, demiş. diğeri de -boş ver onları, onlar çoluk çocuk, demiş.

    gıdı gıdı. gülmedin demi. hiç de esprisi yok. ne yapalım yani. o kadar gülmek istiyorsan haftalık limona

    abone ol. bir uykum var ki. heceleri, tamlamaları görüyoruz. arkada bir oğlan nezle mi olmuş ne boyuna

    sümüğünü çekiyor. al başına derdi. bundan sonra beden var. salı günkü bedeni bu güne almak için

    konuşacağım.

    acı çekmek özgürlükse

    özgürdük ikimizde

    o yuvasız çalıkuşu

    bense kafeste kanarya

    o dolaşmış daldan dala

    savurmuş yüreğini

    ben bölmüşüm yüreğimi

    başkaldıran dizelere h.h.

    bunu bir dergiden yazdım. güzel geldi bir an yuvasız çalıkuşu ile kafeste kanarya

    bu kenti sevdim dedim

    benim olsun demedim ki

    sevdim dedimse akşam kızıllığını

    gönlüm gibi akıp giden şu çayı

    şu ormanı, şu denizi, şu dağı

    benim olsun demedim ki

    vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine

    yürek çizen şimşeklerle kaçamak bakışları

    işte buna sevmek derler dedimse

    çattımsa acıların en güzeline

    yedirdimse uykuları o tatlı kuşa

    benim olsun demedim ki

    bu akşam kan kırmızı şarap istiyor canım

    bu akşam dünyanın bütün şarkılarını

    bu akşam dünyanın bütün özlemlerini

    bu akşam beni yalnız bırakın

    bu akşam yalnızca onu düşüneceğim

    onu ve kendimi yalnızca h.h.

    hadi görüşmek üzere hoşçakal.

    26 mart

    merhaba

    dün seni uzunca görmenin huzurunu taşıyorum. ama biraz hastasın galiba.

    bak senin için vitamin alfasilin vs. getirebilirsek söyle getireyim. kendine iyi bak. meyva

    ye bol bol....

    oradaki yaşamınız nasıl. yataklarınız ve giysileriniz ortak mı?...

    görüşte seni çok hoş buldum. kendi elbiseleriniz daha iyi olmuş gibi. bugün

    yarın pantalan göndereceğim. yeni çiçek dikeyorum.

    tutar mı bilmem.

    dün atsaydım bu mektubu cumaya eline geçecekti. şimdi salıya kaldı. hay allah hadi. bir

    mektup günü mektupsuz bırakacağım seni. sıkılma no'lur.

    hadi özlemle gözlerinden öperim. görüşmek üzere hoşçakal canım. karın.

    eski kartpostallara bakmışım/ kendi yaşama bakışımı görmüşüm

    bu sayfanın yazımı 14.2.2006 akşamında başlandı.

    şairane

    bir akşam üzeri insek

    balık pazarına

    kıtlıktan çıkmışçasına rakı

    makı içsek

    yanında lakerdaya fitim ben

    kırmızı turplu

    sen inadına cızbız köfte yesen

    et sevmezsin ya

    içip içip

    şöyle helalinden bir sarhoş

    olsak seninle

    .

    .

    .

    . ümit yaşar

    -bir karta yazmışım. villi adlı bir ressamın çizdiği bir resim. genç bir kız ve erkek. kızın kucağında kocaman kır çiçeklerinden, gelinciklerden oluşmuş bir demet. erkek omuzuna asılı bir çanta kızın omzuna elini koymuş. hafif bir kış manzarası. göl kıyısı. ağaçlar. bazı dalların uçlarında yapraklar var. yerlerde çimenler, kır çiçekler, adımlarını atmışlar, konuşa gülüşe yürüyorlar.

    ____________

    "ayrıldığımız yerde durdurmuştum zamanı

    birleştiğimiz yerde başlatıyorum tekrar

    işte çok uzaklardan geliyorum sana

    oturt beni, dinlendir, yaralarımı sar

    uykusuz gecelerimi, darmadağın

    göklerimi tut sonra." marmaristen üç görüntü olan bir karta yazmışım.

    ____________

    23 temmuz 86

    hadi üzülme. her işte bir hayır vardır diyelim. duygusallığa ve üzüntüye kapılıp kendini sıkıntıya sokma. seni çok seviyorum ve çok düşünüyorum. her şeyin gönlünce, gönlümüzce olmasını diliyorum. özlemle gözlerinden öperim. bir dahaki mahkemeye çıkacaksın gibi geliyor. bunda çıkacağın içime doğmamıştı.

    karın. görüşmek üzere

    -fonda flu söğüt ağaçları. tahta bir salıncak. 5 yaşlarında bir kız ve bir kızan. sol yandan sırtlarından görüntü. saçları koyu kahve ya da siyah. kızın saçları omuzlarından biraz daha aşağıda. pembe uzun bir kıyafetle. kızanın kolu kızın sırtından tutuyor. ayaklarını uzatmış sallanmaya çalışıyorlar. sevimli romantikler.

    ____________

    11.8.86

    bayramın iyi geçmesi

    dileğiyle..

    mukadder

    -atlar, yeleleriyle, vahşi, beyaz, hoş görüntülüler. arkada büyük ağaçlar. bir parça açık mavi. kıyıda çok hafif bir gölcük parçası, yaz sıcağından otları sararmış bir arazideler, bize doğru koşuyorlar.

    _____________

    şirinyer izmir 32 27 8 1986 1730+18+

    şirinyer postanesi damgası

    enver çağlar

    buca cezaevi eskibölüm 8

    hıc uzulme az kaldı ben ıyıyım seımdılık buradayımdaha uzun

    yazacagım sen kendıne dıkkat et sıkma cok yakında bunlarda

    gececek gorusmek uzere hocsakal

    mukadder

    -üzerinde "E-B / 8

    kontrol edilmiştir

    kapalı cezaevi buca

    izmir" yazan, yazıları silinmeye yönelmiş, eski sararmış bir telgraf

    ____________

    hergün bir yerden göçmek ne iyi

    her gün bir yere konmak ne güzel

    bulanmadan, donmadan akmak ne hoş

    dünle beraber gitti, cancağızım

    ne kadar söz varsa düne ait

    şimdi yeni şeyler söylemek lazım

    mevlana

    26 kasm

    merhaba enver

    dilerim iyisindir. ben çok iyiyim. annemle konuştum "hafta sonunda geleceğim" dedi. sınavlar devam ediyor. sıkıntım bitmedi yani. sensiz sınava girmek iyi olmuyor. ne iyi işleri sen yapardın, arada bir de kavga ettik mi, stressler boşalırdı. ben yanmayayım da kim yansın. annemin selamı var. canım, ben çok iyiyim. yalnızca seni düşünüyorum. en önemlisi, senin benim için ne kadar önemli olduğunu farkediyorum. senin varlığını hissetmek (ayrı da olsak) çok güzel. ben kötü değilim canım. görüş günü yazdığın mektubu aldım. sen çok üzgün duruyorsun. inan ben çok iyiyim yalnızca seni çok özledim. beni seviyorsan kendine iyi bak, ve kimseye çok fazla güvenme. bu da benim nasihatım. bazen çenen düşer senin de. boş yere canını sıkma. önce kendini ve bizi düşün. emi canım. görüşmek üzere hoşçakal

    sevgilerimle karın **** (muka anlamlı dört tane çiçek)

    -yemyeşil çam ağaçlı dağlar, mavi gökyüzü ve tümülüs bulutlar, mavi yeşil beyaz ışıltıların yansıdığı sanki bir göl.

    soldaki uzaktaki kıyılarda bir iki kulübe, balıkçı barınağı gibi görünüyorlar. bize yakın suyun içinde kayalıklar, taş lar

    bir çam ağacından bir parça önde, bir de başka yemyeşil bir ağaçtan bir bölüm.

    _______________

    25.11.85

    24 kasım

    pazar

    merhaba enver

    görüşmek üzere gözlerinden

    öperim. sevgilerimle

    karın -her zamanki gibi yazıların üstünde "görülmüştür

    güvenlik komutanlığı" mührü

    -"egenin suları ve yeşilliği bol ili delikliçınardan bir görünüş denizli"

    delikliçınar suyunun eski hali, kenarlar yemyeşil, kartpostal renkleri biraz solmuş suyun bir yanında uzaktan görünen sandalyeler filan. beri yanda beyaz örtülü masalar, sandalyeler yemek yiyecek yerler gibi. önde bir kadın omzunda kahverengi çantası büyükçe, buldan bezine benzer buluzlu kısa kollarında mavi işlemelerle bağcıklı, bulicinli. sol yandan bir bölümü görülüyor. kocaman güneş gözlüklü, omuzlarında koyu renk saçlı, hasır şapkalı. biz o masalarda oturup garsonların getirdiği yemekleri hiç yememiştik. genç kadın kollarını uzatmış bir çiçekle ilgileniyor, seviyor sanki. biz su kıyılarında çay filan içer, yanımızda götürdüğümüz şeylerden yerdik. evde de sinide yendiği için masalarda yemek yiyenler özel gelirdi bize. onlara karşıdan bakardık. çocuktuk. suyun ortasında da sürekli akan bir su, eski usul bir çeşme."

    ________________

    umut

    öyle susadım ki kavaklar

    sallanın da

    girsin gönlüme köklerinizden bütün yeşiliniz

    öyle susadım ki

    oldu dev kadar

    yaşamak

    öyle yorgunum ki kavaklar

    görsem

    gökyüzünü içebilirim.

    f.h.dağlarca

    19 kasm salı

    sınavlar yüzünden mektup yazamıyorum. yarın görüşeceğiz.

    hoşçakal

    -çok uzakta paşı puslu dumanlı dağlar, tepeleri mavi, zirveleri bulutlu. berilerinde içinden bir ırmak geçen sisli, yeşillikli bir kent silüeti, beride sol yanda çam ormanlığının bir parçası ve yükselen bir dağın bir bölümü. çamların önünden yukarılara doğru giden taşlardan örülmüş bir duvar görünüyor. beride dağın yamaçları, bize doğru şose bir yol geliyor. birr taş köprüden geçiyor. yolun kıyısında davarlar, köprünün kıyısında taşların üzerine oturmuş bir kadın sırtından görünüşlü. kırmızı giysili. kısa siyah saçlı. köprünün altındaki karanlıktan köpüre köpüre akan bir dere, kenarları taşlı, kayalarla, bazı bozkır otları.

    _______________

    adsız...

    biliyormusun, şu sıralar yine

    bir ayak denize değdi sessiz

    birileri ağladı bilerek gözyaşsız.

    bir çocuk büyüdü her günkü büyümesince

    sıcak çocuk sevgilerini dağıttılar

    gülücük, gülücük.

    nokta, nokta...

    biliyormusun şu sıralar yine;

    gökkşağı sevdalılarını anlatıyor

    bir koca nine

    gökkuşağı sevdalıları kıvancında

    mutlu aşklar yaşanıyor.

    ve bir taraflarda lacivert

    boyunlu kumrular

    konup gidiyorlar, konup gidiyorlar...

    hey benim kara insanım,

    yetişemem her gün ölmelerine

    her gün ölme bensiz.

    bunu ben düz yazı olarak yazmış, benim vefakar (!) bir arkadaşım da sıraya koyarak şiir yapmıştı.

    görülmüştür

    güvenlik komutanlığı

    -izmir saat kulesinin eski bir görüntüsü, arkada üst geçit. insanlar, yaz giyimliler. bir kaç palmiye. beyaz gömlekli bulicinli bir genç bizim yanımızdan kuleye doğru yürüyerek gidiyor. arkasından bakakalmışız. resmin üst kıyısında bir türk bayrağı ve izmir yazısı var. uzaktan kadifekale sanki, bina silüetleri

    _______________

    en güzel günlere kavuşman dileğiyle

    "biz buğdayı sevdik

    pırıl pırıl suyu sevdik

    türlü çiçeği sevdik

    buğdayı, çiçeği, suyu

    sevenleri sevdik

    tutsaklığı sevmedik

    kimseye sevdirmedik

    bir ağaç meyvaya

    durmasın

    biz ondan yanaydık"

    i.berk

    -aşağılar kızıl yukarılara doğru sararan bir fon, yumuşak bir akşamüstü denizi, çarşaf gibi dalgalanıyor. kıyılarda güneşin son ışıklarının yakamozları, belli ki akşam olmakta. önümüzde gölgeli bir kumsal parçasının üzerinde yalınayak duran kocaman iki figür . bütün kartpostalı kaplamışlar. paçalarını sıvamışlar. birbirlerine dönükler gölge halindeler, silüet, çevrelerinde güneşin ışıltısı var. birbirlerine dönükler. kollarıyla birbirlerine dolanmışlar. kadın biraz daha öne doğru eğilmiş. gömleği sarkıyor. yüzlerinin arasında kısa bir mesafe var. adamın gülümsediği seziliyor. belli ki arada bir birbirlerini öpüp konuşuyorlar. sıcak, hoş, özenilecek bir görüntüdeler.

    ________________

    beni benden bile uzak tutuşun

    üzülünce yüzükoyun yatışın

    arada bir bülbül bülbül ötüşün

    neden dir de güzel gözlüm nedendir?

    h.h.

    *** *****'* **** (çiçeklerle bir taneme muka yazısı)

    -bir vazo, saplı, porselen üzerine çiçek motifli kenarlarda küçük mor çiçekler, üstlerde kırmızı, sarı, turuncu dağ laleleri ya da gelincikler, altta bir şiir;

    bütün geceler seninle dolu

    seninledirn mutluluk, yaşam

    çiçekler anlatamaz güzelliğini

    anlatamaz bendeki sevgini.

    ________________

    4.6.86

    iki güvercin çizmişim gagalarında birer yeşil dal, birbirlerine bakıyorlar

    ve devamı;

    "bu bahar da böyle

    geçti birtanem

    gün oldu umut

    gün oldu düş

    yüreğimin uslanmaz

    sevgisiyle dolu bu kentte

    sana rastlamanın

    büyük sevinci

    ve seni beklemenin a-

    mansız direnciyle doluyum"

    kumrularının sana özgürlük, umut ve sevgi getirmelerini dilerim.

    bayramın kutlu olsun.

    -bulutlarla dolu bir maviliğin üzerinde (sanki uçaktan bulutların üstüne çıkmış gibi)

    beyaz bir ışıltı ve yükselen güzel bir açık mavi fon;

    üzerinde, kanatlarını açmış uçan bir beyaz güvercin gagasında söğüte benzer yapraklı bir yeşil dal,

    ve bedeninden bulutlu maviliklere dökülen büyüklü küçüklü kırmızı güller

    _________________

    28.5.86

    bugün 3 tane mektubunu aldım. turgut pura'da iki resmim sergileniyor. pazartesi kokteyl var. sonra daha

    uzun yazacağım. dışarıya çıkmak ürkütmesin. ben karşılamaya hazırım canım. görüşmek üzere

    hoşçakal derim. sevgilerimle karın

    not: resim yapmaya gidiyorum görülmüştür

    -yosunlu flu görüntülü bir duvarın üzerine yükselen, sarmaşık gülüne benzer bir gül ağacı,

    yabani görüntülü, yeşil yaprakları kocaman kıpkırmızı yaban gülleriyle

    _______________

    bunu ara çalışma için hazırlamıştım ama kullanmadım. sana gönderiyorum. sonra daha iyisini de

    gönderirim.

    -duvar resmi dersinde scrafitto olarak -renkli sıva katmanları üzerine hazırlayıp kazıyarak yaptığım-

    bir çalışmamın küçük renkli çizimi. gökkuşağı renkleri halindeki dalgaların üzerinde iki güvercin,

    arkalarında gökyüzü açık mavi ve değişik mavi tonlarında çizgiler

    ________________

    5.11.82

    o yazmış, kartın sol üst köşesine acemi bir güneş kondurmuş

    -"izmir yağmur öncesini yaşıyor şuan. yine köprü altında insanlar bekleşecek

    bu kez yuvaya dönen kuşun aceleciliğiyle.... görüşürüz"

    -aynı kartı ben de yazıp mapusa yollamışım;

    15.4.86

    4 yıllık bir karta daha başka bir şey yazamıyorum. o zamanki dileğin gerçekleşmesi umuduyla

    özlemle gözlerinden öperim canım canım

    görüşmek üzere çok çok sevgi

    mukadder

    -izmir saat kulesi çevresi gece görüntüsü, kulenin önünden kocaman cadde geçerkenden kalma bir fotoğraf.

    arabaların farları, arkada kentin ışıkları, büyük olasılıkla bayraklı-karşıyaka tarafları

    bazı araçların farları florasan çizgiler şeklinde

    _________________

    29.3.86

    29 mart

    denizliden merhaba

    tatil zamanı yaklaşıyor.

    dilerim birlikte tatile de çıkarız.

    buralar çok iyi.

    herkesin selamı var.

    görüşmek üzere

    hoşçakal

    mukadder

    -motosiklete binmiş bir çiftin hoşçakal derkenki görüntüsü. sağ arkadan görülüyor. sağ kollarını kaldırmış ellerini sallıyorlar. iki tane fiyakalı aynaları var. fonda yumuşak bir mavi, kıyılarda bir kaç ağaç görüntüsü

    _________________

    yeni bir yil geliyor besbelli

    karlar altında ağaçlar

    yollar

    gittin gideli her şey değişti

    biliyorum

    yine de ben

    en güzel yılları

    senin için diliyorum

    * * * * * * * * (çiçeklerle bir tanem yazıyor)

    env.le ikimizin küçük bir çizimi

    gülüşüp konuşuyoruz

    çiçekler

    yine izmir'deyim

    görüşmek üzere hoşçakal.

    sevgilerimle

    mukadder

    -müzik notası defterinin üzerinde üç müzisyen, sevimli çizilmişler.

    ikisi gitar, birisi bateri çalıyor; yerden bir mikrofona bağıra bağıra şarkı söylüyorlar

    altta bir sıra şarkı notası

    _________________

    12.10.82

    2

    merhaba!

    bu da nereden çıktı deme!

    pervinle postaneye geldik.

    o ankaraya telefon ediyor ben de sana yazıyorum.

    pervinin selamı varmış. "bizzat"

    çiçekler

    *** ***** (bir tanem)

    "denizli'de akşam oldu. ışıklar yanıyor. saat 19.00. sizin orda da akşam oldu mu"

    bunu aklıma pervin koydu.

    ne yazacağımı bilemiyorum. ama burada akşam fena oldu. izmir akşamları aklıma geldi.

    ve "akşam oldu hüzünlendim ben yine" geldi.

    hadi görüşmek üzere çiçekler

    bir gazete küpürü yapıştırmışım şiir;

    gelsen bu gece

    nasıl yalnızım bilsen

    görsen şu sefil halimi

    bir anlasan

    duysan ötelerden..

    rüzgarlar getirse

    yağmurlar kapını çalsa

    uyandırsa şimşekler

    kalkıp sarınıp bulutlara

    gelsen bu gece.

    her zamandan çok muhtacım

    sana

    özlemim dağlarca

    bir tatlı gülüşüne

    sesine bakışına

    nasıl susamışım ah..

    gelip otursan

    ellerimi alsan sıcak avuçlarına

    bana şiirler okusan

    sabah olmadan

    gelsen bu gece.

    korkuyorum karanlıktan,

    üşüyorum

    yapayalnız, kimsesizim

    damarlarımda donmuş kan

    gözlerim yollarda ümitsiz

    kalbim durmuş zaman içinde

    bir ölü gibi

    sessizliğe gömülüyüm

    gelsen diyorum apansız

    güller atsan

    ölmüş duygularımın üstüne

    beni diriltsen

    bir mucize olsa

    gelsen bu gece.

    hasan akçay

    -kumsal, portakal rengi gölgeli, resmin yarısı açık sarı, ortada güzel dalgalarla ışıltılı bir deniz

    batmak üzere olan bir güneş beyaz ışımalı

    kumsalda yürüyen bikinili bir kadın silüeti, kumların üzerinde bazı çizgiler, bir iki kuş,

    kadının çevresinde uçuşan deniz kuşları çok fazlalar,

    sanki bir enstanteneden çıkıp, bir hayatın, bir resmin, bir tuvalin, bir anının içinden sürüklenip geçişleri bu

    ________________

    18 haziran 986

    merhaba.

    kuponlu mektubunu aldım. uzun mektubunu da. (75)

    seni çok özlediğim için yazdıklarım anlamsız geliyor. ama seninkiler bir harika.

    avukat yanına gelecekti. dün dosyaya baktık. önemli bir şey yok aslında. tutarsız iddialar.

    inşallah mahkeme tez zamanda olur da kurtulursun. bedri rahminin "kardeş mektuplarını" ve

    deftere 5 bin makbuza 20 bin tl. yatırdım dün. selam da gönderdim.

    dilerim hepsini alırsın. uzun uzun (!) yazma düşüncesiyle hoşçakal.

    sınavlar başladı.

    temmuza kadar sürecek.

    let's good by

    mukadder

    -beyaz üzerine bir açık sarı vazo ve kızıl kahverengi yapraklarla mavi papatyalar

    ________________

    yeni yaşının

    sana özgürlüğünü

    getirmesi

    dileğiyle.

    mukadder

    -akdeniz kitabevinden alınmış bir kart,

    cevat şakir kabaağaçlının bir portresi çizilmiş, gülümseyen bir yüz

    çevresinde büyüklü küçüklü kuşlar uçuşuyor, bir sürü kuş -henüz kuş gribi yokmuş

    aganta burina burinata! yazıyor

    halikarnas BALIKÇISI yazıyor.

    __________________

    yakında ağaçlar

    çiçek açacak

    ....

    ve ben diyeceğim ki

    o zaman

    sen benimsin artık

    -bir gazete küpürü yapıştırmışım- bir şiir

    sana bir şeyler vermek istiyorum

    sana bu günün sıcaklığında bir şeyler vermek

    istiyorum;

    ruhuma süzülen güzelliklerden değişme de kal...

    ve nice yarınların oluşturduğu bir bütünün,

    geçmişinde bulunan büyük değerlerden örnek al.

    hüseyin çiftçi

    -küçük bir takvim fotoğrafı, bir plaj

    makilerle çam ağaçlarıyla kaplı bir tepeden görünüyor, bazı sarı çiçekler, zakkum çiçekleri arasından görünen uzayıp giden bir kumsal, masmavi bir deniz.

    ___________________

    merhaba canım,

    biraz gecikti ama, doğum günü kartını alabildim.

    onları hemen gönderiyorum. bu da benim sana bahar kartım. ikisi de aynı. başka doğru dürüst bahar kartı yoktu.

    pardon romantik kart. naparsın bahar vurdu başıma. bugün mektubunu aldım sayra ve feryal de okudular elimden alıp. "kocan seni çok seviyor" diyorlar. ben de öyledir dedim. hadi görüşmek üzere hoşçakal - şimdilik.

    karın.

    6.4.86

    akdeniz

    ....

    akdeniz enginlerde kararmaktadır

    ama

    ben

    öyle maviyim ki.

    deniz bir gitmişlikle eski, uzak,

    ama

    ben

    sahibi gibiyim yıldızların.

    akdeniz seni bir daha yaratamaz

    ama

    ben

    seni bir daha sevebilirim.

    f.h.dağlarca

    -çift yanlı bir kartpostal, bir tepenin üzerinden uzak denizlere bakan elele tutuşmuş genç bir kadın ve bir erkek,

    kumluk bir yer, yerlerde yeşil yapraklı beyaz çiçekli -sanki çan çiçeği- bitkiler var. masmavi bir deniz, uzaklarda bir iki adacık, açık mavi bir gökyüzü. kadın pembe giysili ve hasır şapkalı şık ve zarif, sol eliyle şapkasının rüzgardan uçmasını önlemeye çalışıyor; erkeğin sarı saçları uçuşuyor kısa sayılır, beyaz bir tişört, krem rengi spor pantalonlu

    asi duruşlu, uzakların gizemini sevgilisiyle paylaşmak ister gibi duruyor. kıyıda ümit yaşarın bir şiiri;

    bir boşlukta kayar gibiyim, usulca

    bulutlarla, yıldızlarla birlikte, hür

    seni birden yanıbaşımda bulunca

    gönlüm kanat çırpıyor mavilikte, hür

    __________________

    yaşama

    yeniden başladığım günlerdeyim,

    içim dopdolu, yanımda sen.

    her geçen gün

    başka bir günü getiriyor beraberinde

    yedi renginde gökkuşağının

    merhaba diyorum yaşama. görülmüştür

    güvenlik komutanlığı

    yaşama sevincim....

    birlikte olduğumuz her yeni yılın sana yeni sevinçler getirmesi istemiyle. sevgiler

    bir tanem

    -bize dönük bir kadın ve bir erkek, arkada flu bir yol, flu bir ağaçlık

    kadın bize bakıyor, örgü şapkası var, sombahar kıyafetliler; erkek bir elini kadının omzuna koymuş, kadına bakıyor, kafası hafif eğik, kenarda bir parça sarı çiçek

    __________________

    yakınlaşma

    nereden bilecektim beni sevdiğini?

    konuşmasaydı gözlerin...

    aklımın kenarından geçermiydi?

    daha dün yapayalnız yürüdüğüm

    sokaklarda

    bir gün seninle el ele gezeceğimiz?

    diz dize oturacağımız meyhanelerde?

    aynı kadehten içeceğimiz aşkı?

    ve her mutluluğu paylaşacağımız,

    sabahı olmayan gecelerde?

    ***

    bilir miydim bir yangının başladığını?

    ellerime konmasaydı ellerin...

    bir kuş çırpınmasıydı avuçlarımda;

    kalbimin vuruşunu duymasaydım;

    bu kadar sevebilir miydim seni?

    böylesine özlem kesilir miydim?

    alev alev... tepeden tırnağa...

    yıllar mı? sahi, nerde o geçen yıllar?

    ben daha dün başladım yaşamağa...

    ***

    kim olduğumu henüz yeni öğrendim!

    iyi ki; adımı söyledi bir kez dudakların

    iyi ki; var oldum, sana yakınlaştım da,

    iyi ki; seni gördüm, seni sevdim,

    iyi ki; sevildim doyasıya...

    kim bilir? bir yeraltı nehri gibi,

    kaybolup gidecektim, beni

    bulmasaydın,

    sularım bir denize varmıyacaktı,

    ve bu şiiri yazmıyacaktım, sen olmasaydın.

    adsız bir gazete küpürü sararmış; ardında, pasta takımı, ikramiyeli bulmaca, kedi, güvenilir, yüz, iskambilde birli, bir nota, hıyarın bir cinsi, sina yarımadasındaki çöl, bir emir, defa, cüz, dervişlerin bir selam sözü, isim; yazıları var

    _________________

    uyuyamadığım geceleri seviyorum

    uyuyamadığım geceleri seviyorum

    hani şu çıldırıp fırlayıverdiğim yataktan

    yaklaşırken kış

    kendimi bırakıverdiğim balkona

    hani bana bir kedinin baktığı

    ıslak ve dipdiri

    uykusuz geceleri

    dimdik ayakta olduğum

    dimdik yaşamda yükseldiğim

    soğuk ve ayın aydınlattığı

    gökyüzüne doğru

    biz gene yanyana görülmüştür

    s. vlanna güvenlik komutanlığı

    -hüzünlü bir mavi üzerine bir kadın portresi çizilmiş, profilden, yüzü beyaz ışıltılı, durgun, vakur, hayalperest havalı saçları olarak bir sürü küçük kalp çizilmiş, irili ufaklı, bazılarının içi boş, alt plandakiler mavi tonlarında, üstlerdekiler, pembe, mor, leylak rengi tonlarında

    __________________

    -çizdiğim bir deseni göndermişim. atlı bir adam doludizgin gidiyor. kowboy kıyafetli, marlboro reklamlarındakiler gibi

    __________________

    ikinci yılımızın her ikimize de mutluluk ve huzur getirmesi özlemiyle... karın

    -sombahar görüntülü, sarı renk hakim, yapraklar sararmış, uzaklardan sararmış bir mekandan bize doğru gelen küçük bir ırmak görüntüsü, ışıltılı soluk mavi. bize yakın iki kuğu, birbirlerine dönükler. onlar ve bazı ağaçlar suya yansıyorlar.

    çizimin çevresi beyaz, pembe, kahverengi, altta cennet yeşili üzerine beyazla yazılmış şiir;

    bir pınar ki şırıl şırıl,

    akar bende sana benzer..

    bir şimşek ki pırıl pırıl,

    çakar bende sana benzer...

    ___________________

    konakta güvercinlere yem attığımızı hatırlıyor musun, çıkınca yine atalım olur mu?

    ikimizi çizmişim. yerde çiçekler, çevrede çiçekler. çizimin üstüne mühür basılmış.

    -bir yılbaşı kartpostalı, karlar, karlı bir çam ağacı, kıyısında bir kuş evi, önde bir kız ve bir oğlan çocuk kız tahta bir tabureye oturmuş, elinde kırmızı bir mum var. başında mavi kurdele, boynunda mavi atkı, lacivert pantalonu, sarı çizmeleri var. oğlan çocuk bir ayağıyla yere diz çökmüş serçeleri fareleri yemliyor. bizim önümüzde bir çam dalı üzerinde yanan kırmızı bir mum var, çevresine sarı ışıltılar yayıyor.

    ___________________

    -lisede, belki de ghiyo da yaptığım bir deseni göndermişim. çiçeklerden örülmüş. uzakta çiçeklerden yapılmış bir kaç ağaç, mavi çizilmiş çiçeklerle dolu mavi bir yol, çiçeklerden bir duvarın üzerine bir kadın oturmuş, yeşil elbiseli, bu herhalde benim, hoş avare bir kadın. ayaklarının altından doğru şairini unuttuğum bir şiir yazmışım. çiçekli bir şiir:

    çakıl

    seni düşünürken

    bir çakıl taşı ısınır içimde

    bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar

    bir gelincik açılır ansızın

    bir gelincik sinsi sinsi kanar.

    seni düşünürken

    bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır.

    deliler gibi dönmeğe başlar

    döndükçe yumak yumak çözülür

    çözüldükçe ufalır küçülür

    çekirdeği henüz süt bağlamış

    masmavi bir erik kesilir ağzımda

    dokundukça yanar dudaklarım

    seni düşünürken

    bir çakıl taşı ısınır içimde.

    -çizimin çevresinde çizgilerle çiçekler rengarenk, çiçeklerden bir atmosfer

    kıyıda çiçeklerle yazılmış *** ***** bir tanem yazısı.

    ________________

    29.11.85

    aynalardan uzakta

    şimdi en açık renginde gözlerin

    şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak

    anlatılmaz birşey var aramızda hazin

    şiir gibi bir şey seninle yaşamak

    bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin

    yıldızların en parlak olduğu zamansın

    denizlerim senin kıyılarında sakin

    bırak ellerini avuçlarımda kalsın

    çirkin olan fena olan ne varsa unut

    gözlerimin söylediği şarkıyı dinle

    ellerimizde sevgi içimizde umut

    bütün iyilikleri paylaşalım seninle

    aşkın büyülü sesini duyuyor musun

    şimdi onun gülleri açan gül bahçelerinde

    gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun

    çoban kulübelerinde, balıkçı kahvelerinde

    varlığın dudaklarımda bal tadı

    yokluğun en korkucu ölümlerin

    senden başka dindiren olmadı

    acısını içimde kanayan yerin.

    -bir tanem, yine kısacık yazıyorum. iyi olman dileğiyle gözlerinden öperim. ben iyiyim.

    görüşmek üzere hoşçakal

    ***** (canım) mukadder

    -yukardaki gitme yazısındaki me harflerini kalp çizgisi içine almışım.

    -yeşil sarı bir fonda bir genç kız portresi, profil gibi, üzerinde flu yapraklar var. beyaz buldan bezi gömlekli. bağcıklı.

    sol eliyle benim çok sevdiğim sarılı yeşilli kırmızılı kasımpatını kokluyor. masum bir yüz

    altta şiir;

    ooof bu bizim yaşadığımız

    bitmeyen ayrılıklar

    seviyoruz olmuyor...

    sevmiyoruz olmuyor...

    ____________________

    kendi yaptığım bir kart, bir kadın ve bir erkek, boyunlarında atkıları. hareketliler. kadın başını gökyüzüne kaldırmış. dört tane kırlangıç var. havayı çizgileyerek uçuyorlar. onlara bakıyor. adam kadının arkasında, daha çok kadınla ilgili. kadın pembe yeşil giyimli, erkek bordo koyu yeşilli. (duvar resmi için taslak- yazmışım)

    ____________________

    kartın yarısını kaplayan kocaman bir güneş. aşağı bölümde, kenarları kayalık, dikenli, bir dağ yolunda bir kadın ve bir erkek, elele tutuşmuşlar, koşarken havada zıplıyorlar. soluk bir turuncu hakimiyeti var. birer ellerini göğe kaldırmışlar. sanki güneşe zıplıyorlar. maceraperest hava, birlikte olmaktan mutlular. biz arkalarından bakıyoruz.

    ____________________

    20.12.1985

    -kocaman bir kart. sevimli illüstrasyon çizimli bir kedi ve bir fare. çevrelerinde uçuk mavi, çevrelerinde çiçekler, notalar, pembe papatyalar uçuşuyorlar. gözlerini kapatmışlar, müziğin ritmine uymuşlar. çimenlerin ve pembe beyaz papatyaların üstünde yürüyorlar.(resmi geçit yapıyorlar!) kedi önde kocaman bir fülüt çalarak gidiyor. fare arkada beyaz renkli, koca kulaklı elindeki tefi çalıp gidiyor. kedi siyahlı beyazlı çizgili, başında pembe kurdeleli bir demet pembe papatya. kartın kıyıları mavi kurdeleli. köşelerde mavi sarı çiçekler.

    -sevgili babacığım yeni yılda evimize dönmen dileğiyle ellerinden öperim.

    mırnav kızın tombiş

    - 2 kedi çizimim var

    iki papatya

    ___________________

    14 ocak

    10.1.86

    seni yaşamak

    seni düşünmek ne güzel

    her an seni yaşamak

    hava gibi su gibi

    ne zaman bir yere baksam

    sanki seni görüyorum

    ve başlıyorum konuşmaya

    hayalinle

    sonra da gülüyorum halime

    ben işte her zaman böyleyim

    ne olur bari sen gülme

    ne yapayım bir tanem

    elimde değil

    SENİ ÇOK SEVİYORUM

    yeni yılımızın, yıldönümüzün bize mutluluk ve huzur getirmesi dileğiyle.

    karın

    -bordo kahverengi karışımı ve beyaz ışıltılı bir fonda ikisi sarı, biri kırmızı üç yaban gülü. sarılardan biri çok ışıltılı. bazı kahverengi bitkiler.

    _________________

    ......

    vakit hızla ilerliyor gece yarılarına yaklaşıyoruz

    ayrılık masanın üstündeydi kahve bardağınla limonatamın

    arasında

    onu oraya sen koydun

    bir taş kuyunun dibindeki suydu

    bakıyorum eğilip

    bir koca kişi gülümsüyor bir buluta belli belirsiz

    sesleniyorum

    seni yitirmiş geri dönüyor sesimin yankıları

    ayrılık masanın üstündeydi cıgara paketinde

    gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın

    kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin

    cigaranın ucunda senin

    ve hoşçakal demeğe hazır olan avucunda

    ayrılık masamın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi

    aklından geçenlerdeydi ayrılık

    benden gizlediklerinde gizlemediklerinde

    ayrılık rahatlığındaydı senin

    senin güvenindeydi bana

    büyük korkundaydı ayrılık

    birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine

    ansızın

    oysa beni seviyorsun ama bunun farkında değilsin

    ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden ağırlığı yoktu tüy

    gibiydi

    diyemem tüyünde ağırlığı var ayrılığın ağırlığı yoktu

    ama

    kendisi vardı vakit hızla ilerliyor gece yarıları yaklaşı

    yor bize

    yürüdük yıldızlara değen ortaçağ duvarlarının karan

    lığında

    vakit hızla akıyordu geriye doğru.

    ...... nazım hikmet ran

    -sen bugüne kadar söylediğin en çok şeyi bana söyledin, yalnız bana. (ben yazmışım)

    -dalgalı, güneşli, ışıklı mavilikli bir deniz kıyısında bir kadın ve erkek, adam kadının kulağına bir şeyler söylüyor, kadın gülüyor. uzun saçları var. orta halli bir mavi tonu üzerine koyu mavi kabartılı çiçekleri olan bir elbisesai elinde düz cam bir bardakta beyaz köpük gibi bir içeceği var. erkek mavi bol kollu, bol bir giysi, kemer tokası görülüyor, siyah pantalonlu. elinde içinden ok geçen kocaman bir kalp var. içinde; kalplerimiz bir olsun sevgimiz örnek olsun yazıyor. başları birbirine değiyor.

    ____________________

    mutlu olalım

    ayrılık hasret ile,

    yollar, bizim yolumuz,

    saraydım nedendir ayrılık.

    geç oldu yaşadığımız günler

    biraz da biz mutlu olalım

    yollarda hasret,

    yollarda bir sevinç çığlığı,

    gülelim biraz gülelim.

    biraz da biz mutlu olalım.

    kalbimizde ayrılık duygusu,

    evet ama ayrılamadık.

    yine sevinçliyiz,

    her zaman sevgisi ile.

    -görüşmek üzere sevgilerle

    -8-10 yaşlarında bir kız çocuğu, ilüstrasyon. kartın kıyıları yan mavi çizgilerle dolu. ortadaki yavru ağzı tonlu dikdörtgende çocuk başında sarı bandanası, masmavi gözleri var. gülümsüyor, şaşkın, bir elini ağzına götürmüş, önündeki bir parçası görülen çam dalının üstündeki yuvasından çıkmış olan sincaba bakıyor. üstteki dal karlı. sol koluyla tuttuğu küçük hasır sepetin içinde kozalaklı çam dalları, cevizler, hafif kızarığı olan sarı bir elma, kırmızı bir meyva var. uzakta karlı bir ağaç. havada karlar

    _________________

    istanbul'daki

    istanbul'da bir sevdiğim vardı

    keçi yavrusuna benzer

    rüzgarlar eserdi hafiften gözlerinde

    halden anlardı.

    bütün şehzadebaşı bilir hikayemizi

    gülhane parkı bilir, gemiler bilir

    gelip geçen bakardı.

    yanakları güz elmasına benzer

    soğuk havalarda;

    ormanlar gibi bakışları;

    çocuktu, aceleci bir hali vardı.

    bahar günleri geldimiydi

    saçları uçardı.

    -yeni yılda yeni sevgilere....

    mukadder

    -kocaman bir kart. illüstrasyon. bir çitin üzerinde pembe kulaklı, beyaz şirin mi şirin bir tavşan. kucağında mavili, biri elektrik mavili,biri pembe çiçek demeti var. çitin çevresi otlar, pembe papatyalar, küçük beyaz çiçek demetleri, altta nilüfer yapraklarına benzeyen açık kahverengi birşeyler. kıyıda küçük bir kirpi, gülümsüyor, bir eliyle tuttuğu pembe çiçekle tavşana bakıyor. çevrelerinde mavili pembeli üç kelebek uçuşuyor.

    kıyılarda mavi kurdele üstüne renkli papatya çiçekler. mavi, pembe, sarı, mor. yağ yeşili yapraklar.

    __________________

    yeni bir yıl geliyor besbelli

    kışlık giysileri içinde doğa

    karlar altında ağaçlar yollar

    gittin gideli herşey değişti biliyorum.

    yine de ben en güzel yılları

    senin için diliyorum.

    -uzun dikdörtgen iki kanatlı bir kart. kış manzarası resmi. gökyüzü karlı çok açık mavi. sanki bir tepedeyiz. karlı çam ağaçları ortada bacası mavi tüten, çatısı karlı bir dağ evi. kıyıda bir kaç tane daha karlı ağaç. kıyılarından uzaklardaki dağlar görülüyor, karlı. evden bize doğru gelen elinde yiyecek tepsili bir köylü kadını. bizden o tarafa doğru giden bir adamla bir kadın. adamın elinde baston var, şapkalı. kadın uzun bordo kıyafetli açık tonlu bir şalı var. her yerde kar var

    __________________

    28.12.85

    cumartesi

    merhaba canım

    mektubunu aldım yine çok sevindim. yılbaşında deniizliye gidecek gibiyim. seni gördükten sonra, (bilet ayırtacağım da.) umarım iyisindir. iyi olmaya çalış. şu bir ayı da geçirdik mi, yeni yılın güzelliklerini göstereceğine inanıyorum. bahar * geliyor çünkü. bahar da herşey güzel olur bilirsin. her şey daha güzel olur. bugün bir demet nergis aldın sen eve getirdin, benim elimle.

    * kavanoza geçen haftakilerin yanına. iyi yıllar sana

    görüşmek üzere hoşçakal.

    karın

    -karşı sayfada da karışık yerlerde 5 çiçek çizmişim.

    -kocaman bir kart. sarı turuncu sanki çınar yapraklarıyla dolu, kıyılarda çınar ağaçlı yol. ağaçların diplerinde park bitkileri. elele tutuşmuş iki sevgili bize doğru geliyor. mavi kotlular. kadın pembe, erkek kareli gömlekli, omzzunda lacivert kazaklı. park gibi bir yer. uzaklarda yeşil ağaçlar görülüyor. şairler en güzel sombaharı emirganda olur derlermiş. işte öyle.

    __________________

    16.1.86

    serabın bir sonu vardır,

    ufkun, sıradağın sonu,

    uçarın, kaçarın bir sonu vardır

    senin sonun yok

    mandaların, kavakların pazarı olur

    ...

    senin pazarın olmaz.

    bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm

    ömrümün sebebi, ustam, sevgilim..

    ......

    zemheri de uzadıkça uzadı

    seni baharmışsın gibi düşünüyorum.

    seni diyarbekir gibi

    nelere, nelere kadir/baskın gelmez ki

    seni düşünmenin tadı.

    görüşmek üzere hoşçakal

    denizliden selamlar.

    karın

    -sol alt köşede bir bayrak fuar izmir yazılı. ortada ışıl ışıl lunapark görüntüsü hakim durumda. arka planda yıldız yıldız olmuş kadifekale yükseliyor. beride alsancaktan bir bölüm.

    __________________

    l'll never say goodby -beyaz üzerine altınsarısı kabartma bir yazı. ortaçağı anımsadım.

    üstte bir dikdörtgen üzerine, gece rengi koyuluğun üzerinde bir erkeğin eli, açık yere bakıyor. üstünde zarif bir kadın eli, uzun kırmızı tırnakları var. çapraz duruşlu, üstüste.

    I'll never say goodby

    -iç sayfalarda

    izmir şiiri

    seni esmerliğinden tanırdım

    ah benim şarkılarla büyüyen yüreğim

    bilmezdim saatler kaça kurulmuş

    kimlere ayarlı zaman

    ah benim şarkılarla büyüyen yüreğim

    bilmezdim bizimle hangi şehirler eskiyecek

    yürüyoruz yine rüzgarlıyız yaralıyız yine

    yürüyoruz -denize inen bir sokak-

    senin bakışlarında sardunya ve gül

    benimkinde tekinsiz uzaklıklar

    unuttum yıllar yılı

    birazdan akşam olacak

    a.azar

    karın

    -bayramın bize mutluluk getirmesini diliyorum canım canım. görüşmek üzere sevgiyle. canım.

    -karşı yaprağı

    68 ve 69. mektuplarını aldım. sınavlarım var. en kısa zamanda uzun uzadıya konuşacağız. yeni fotoğrafını da aldım.

    -yalnız bir daha asker fotoğrafı gibi poz verilmiş değilde, gündeki yaşamınızı yansıtan şeyleri çektir çektirirsen - ki resmini yapayım- canım canım o almadığın mektubumu aldın mı...? hani bahsediyordum ya

    hadi özlemle hoşçakal.

    burç ekini gönderiyorum.

    ı will never say goodby

    ______________________

    bir gazete kesiği; kıyısında scotty yazılı bir karikatür. şişko bir aşçı derince bir kaseye yumurta kırıyor, küçük bir kuş paraşütle uçuşta. şaşkın şaşkın ona bakıyor. kasenin yanında bir kaşık ve bir yumurta daha var.

    arka tarafta, kumaşlar, renkler, şapkalar, aksesuarlar, eşarplar, çantalar, ayakkabılar, kemerler, gözlükler yazıyor.

    ______________________

    kocaman kırmızı bir kart. kıyıları beyaz dantelli kırmızı kalplerle örülmüş. bir bulut yığınının üzerinde 2 şirin kedicik sarılmışlar çok sevimliler. bir kıyıda üstünde küçük kırmızı kalplerle cloud 9 yazılı bir tahta tabela bulutun bir kıyısına sokulmuş. birisinin başında kırmızı kurdele, biri papyonlu elindeki kırmızı kalpçiğin içinde love yazıyor. 10 tane pembe kalpten bir balon demetinin iplerini tutuyorlar.

    -içinde, yeni yılın yeni sevinçler getirmesini diliyorum. 24.12.85

    ______________________ mukadder

    merhaba

    ben iyiyim. kardeşinin mektubunu gönderiyorum. görüşmek üzere hoşçakal.

    mukadder

    pari passu

    -gri mavi özel bir vazoda turuncu beyaz ipeksi yapraklı güle benzer bir bitki. küçük sarı çiçekleri olan bir iki çiçek daha vardı

    _______________________

    bir illustrasyon. ince, zarif, hoş bir kadın çizimi. kızıl turuncu saçları kabarık, kenarına pembe yeşilli çiçekler takılmış. mavi bir elbise. omuzları kabarık. çiçek demetleri tutturulmuş. balıkçı yakalı, yakalarında ve kollarında beyaz danteller var. mavi gri bir fonda oturuyor. kucağında çok güzel saçlarının renginde bir kedi yavrusu var.

    -yeni bir yıl geliyor besbelli

    kışlık giysileri içinde doğa

    karlar altında ağaçlar yollar

    gittin gideli herşey değişti biliyorum

    yine de ben en güzel yılları

    senin için diliyorum

    özlemle seni bekliyorum.

    _______________________

    -bir demet karikatür ve şiir gazete kesiği zımbalanıp gönderilmiş.

    -bir restoranda çin çon çing bir müşteri çatal kaşıkla masanın üstündeki tabak bardak vs. ye vuruyor. köşede elleri dolu bir garson diğerine "bu müşteriyi çok beklettik galiba" diyor.

    -bir kilise, papazın önünde bir nikah töreni gibi. çiçekler. kıyıda kocaman iki mum yanıyor. duvarda meryem ana ikonu. gelinin duvağı adamın boynuna düğümlenmiş. papaz" sonunda onu buraya getirmeyi başardınız mı kızım?"

    -şiir aynalardan uzakta

    şimdi en açık renginde gözlerin

    şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak

    anlatılmaz birşey var aramızda hazin

    şiir gibi birşey seninle yaşamak.

    bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin

    yıldızların en parlak olduğu zamansın

    denizlerim senin kıyılarında sakin

    bırak ellerini avuçlarımda kalsın.

    çirkin olan, fena olan ne varsa unut

    gözlerimin söylediği şarkıyı dinle

    ellerimizde sevgi içimizde umut

    bütün iyilikleri paylaşalım seninle.

    aşkın büyülü sesini duyuyor musun?

    şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde

    gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun

    çoban kulübelerinde, balıkçı kahvelerinde

    varlığın dudaklarımda bir bal tadı

    yokluğun en korkuncu ölümlerin

    senden başka dindiren olmadı

    acısını içimde kanayan yerin.

    -birinin arkasında "ahu tuğba'nın yakacak olarak kullanılması istendi" yazıyor.

    ________________________

    -the british council

    ve fy'nin, izfaş sanat galerisindeki

    keith arnatt sergisinin 14.12.1993 açılış kokteyline davetiyesi.

    üzerinde sanatçının iki resmi var.

    "bir ayak

    bir sonraki

    sokağa

    henüz

    ulaşmadı"

    "one foot

    has not yet

    reached

    the next

    street"

    _______________________

    özel mektup kağıdı. papatya ve güllerle, değişik çiçeklerle fotoğraflar. üzerinde fotomektup adres yerleri,

    kıyıda gülen bir çiçek, yuvarlak içinde, mutluluk yazıyor. 10.8.82 de denizli çarşı mühürü var. güzelyalı adresine e. ye gönderilmiş.