Salı, Şubat 01, 2011

Templar Knights’ confidential documents/ tapınak şöwalyelerinin gizli bilgileri üzerine

Templar Knights’ confidential documents/ tapınak şöwalyelerinin gizli bilgileri üzerine
The revival of Templar Knights value system and their quest for the Holy Grail is a necessity of our Age
"gerçek sizi özgürleştirecek""gerçeği bileceksiniz ve özgür olacaksınız"
tapınak şöwalyelerinin ruhaniyetiyle ilk karşılaşmalarımda onlara dair bilgim yoktu. sonradan ne olduğunu anlamaya çalışırken dökümanları bulmaya başladım. my first encounter with ”templier spritıel life” l had no idea this information / books / document
yalnız sonradan çok açıkça anlaşıldı ki bilenler varmış,
but l thinks someone knows / l knew someone
ben hiçbirşeyden habersizken benim onlarla bağlantılarımla ilgili bilgileri olanlar varmış. yaşatıldıklarımızın bu gerçekle büyük bir bağlantısı var.
bu konuda gerçekten çok yayın var. there are a lot of books/ documents /comments on this subject and, interpretation of the power of information is important.
tabiiki doğrulukları tartışmalıdır. "hottopics.me" de bulduğum yayınları teknik olanaksızlıklarım nedeniyle henüz tam okuyamadım. ilk karşılaşmamda bazı "mesajlar gördüm". yorumlayabileceğim gibi bir sürece giremedim.
ne kötü, bir şekilde bağlantılarıyla ilişkili olduğum bir konuda araştırma/ yorum yapamıyorum. teknik konularda ve dil olarak ve yaşam olarak geri bıraktırılmaya çalışılmamın kime ne yararı olabilir ki; konuyla ilgili herkesi yanıltarak, kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeler yapanlara fayda sağlıyor bu durumum. istedikleri gibi konuları farklı lanse ediyorlar. gerçekten olayların sahibi denilebilecek ruhaniyet bağındakilerin korkacak birşeyleri olamaz. onlar üzerlerindeki çirkinleştirmelerin kaldırılmasını isterler. yoksa niye gelip ruhani alemdekiler gelip beni bulsunlar. bunda bile başlı başına mesaj var.
ben, konuyla ilgili farkına varmaya başladıkça yazdım, açık romanın süreci onlarla da doğrudan ilgilidir. hottopics.me deki kaynaklarla ve başka bulduğum kaynaklarla bilgilenme sürecimi gerçekleştirebildikçe yorumlarımı/ karşılaştığım mesajlarımı yazıp paylaşacağım. ama içinde bulunduğum koşullar nedeniyle bu zor bir süreç olacak.
umarım kendimle ilgili doğrudan mesajları bulup konuşabilirim

"war to fascism" /faşizmle mücadele için yazılanlardan

hı,
l think this can be 1. part. after l think, process, we face the effects on us we live in fascist
ideology and fascist behavior. perhaps it may be called a debate with myself. everyone watched
each other / one observes a discussion of the ground.Thanks for the correction effort article about
the differences of meaning. You must specify the editor as a contribution, or to change greatly,
if you should need to improve the use of an article we wrote together.Waiting for criticism,
thanks for you
lowely/ nicel



fascism/faşizm,


insanlığın yarattığı en büyük tahribat gücü/The biggest devastation caused by the power of humanity

düşünce ve bilinç ürünü/ product of thought and consciousness

varlığıyla düşünceyi bilinci ve inancı tümden kullanılamaz hale getiriyor./conscious
thought and belief in the existence brings totally unusable
yaşama hakkı, özgürlük, konuşma ve tartışma, yorum yapma, yeni bir yaşam oluşturma
yok sayılıyor/ the right to life, liberty, speech and debate, making comments,
to create a new life ignoring

insanlara, topluma karşı zora dayanan bütün yöntemleri fiziksel ve psikolojik olarak
kullanabiliyor./people, all methods based on the physical and psychological as difficult
to society able to use.

spartaküsten/ belki çok daha öncelerden bu yana, toplumun farklı yaşam istemlerini
baskı altında tutmanın bütün yöntemleri iktidarlarca denendi./spartaküsten / maybe even more
since long ago, society demands a different life
powerlord and tried all methods of keeping under pressure.

katliamlar, işkenceler, yıldırmalar, yoketmeler, soykırımlar/massacres, torture, intimidation,
destruction, genocide
demokratik bilinç, başkaldırılarla kendini gösterdi hep./democratic consciousness,
always showed himself to revolts.
ve gelişmesi için /and for the development of
insanların düşünsel işlevlerini kullanması gerekiyordu./people had to use the intellectual functions.
felsefeyle gelişen bir düşünsel yaşam birikimi gerekiyordu./developing a philosophy
had to be the accumulation of intellectual life.

ne yazık ki, müzeler de dahil olmak üzere,/unfortunately, including museums,
bütün insanlık birikimleri genelde biçime dayalı gelişimleri gösterir durumda oldu./accumulation
of all of humanity in general forms development was based on the show.

insanlar, sezgileri ve düşünceleri kavramaktan çok görünenleri ve
kendilerine gösterilenleri, biçime dayalı şeyleri daha çabuk kavrıyordu./people, so what appears
to understand the thoughts and intuition and the display of them, based on the format
more quickly grasps things

böyle olunca sezgilere ve düşüncelere, onların bütün bağlantılarına, inançlara/When such intuitions
and thoughts, all their connections, beliefs

ayrı, güncel yaşamdan uzak bir yer bulundu./separately, found a place away from contemporary life
fiziki gereksinimleri karşılamak için uğraşırken, yaşamaya çalışırken,
hayatta kalmaya çalışırken, "bunların" kullanılması ertelenebiliyordu./To meet the physical
requirements of dealing, trying to live, trying to survive, "their" delayed the use of

hala da öyle, mecburen erteleniyorlar/it still is, necessarily delayed

geçen yüzyıldan bu yana "ideolojik olarak faşizm" görüntülenmeye başlandı./Since the last century
"as the ideological fascism" began to appear
iktidarlar, bilinçlere hakim olmanın en üst düzeyde yöntemlerini kullandılar./powers of consciousness,
the methods used at the highest level of being a judge.

fiziksel olarak, işkenceye artı olarak,/as physical torture as a plus,
direnci tamamen düşürecek,/completely reduce the resistance,
bilinci yokedecek kimyasalları, ilaçları doktorlarına buldurdular,/destroy awareness of chemicals,
drugs, doctors found
yine kendi doktorlarına uygulattırdılar./still own doctors applied

hipokratın doktorlarının ulaşamayacağı yerlerde oldu bunlar./Hippocrates was the doctors,
they are out of reach.

psikolojik olarak, insanları düşünemez, neyi düşüneceğini bilemez,/psychologically, people can not think,
does not know what to think,

herhangi birşeye karşı koyamaz hale getirecek çalışmalar yapıldı./will not be able to make anything
work was done.

toplumlar, iktidar yanlısı hizmetkarlıklar nedeniyle yol ve yöntem bulamaz hallere geldi./communities,
states of the ruling pro-servant came to find because of the way and method.

doğal yaşamın vahşi yapısından çok farklı bir yapılanış bu./This configuration is a very different
nature of the natural wild life
insanların varlıklarını, iktidarlarını sürdürmek, sonsuzlaştırmak amacıyla ürettikleri
bir yöntemler topluluğu./people's assets, maintain their power, in order to produce an infinite
a collection of methods.

kendilerine benzeyenlerle ya da kendilerine benzetilenlerle ittifaklarıyla
güçlerine güç katıyorlar./The similar likened to them or their allies add power to the forces.
oligarşiler oluyor. is oligarchy.
en güçlüler, en çok sahip durumda olanlar oluyor. /The most powerful, most of those cases happening.
herşeyin sahibi oluyorlar. malların, toprakların, ürünlerin,
insanların, insanlığın, inançların, dinlerin, dünyanın sahipleri. efendileri./becoming the owner of
everything. of goods, lands, crops, humans, mankind, beliefs, religions and the owners of the world.
masters.

kendilerine bağlı olanların her türlü adiliği,vahşeti hoşgörülüyor./those connected to them all kinds
of meanness, the cruelty of tolerance.
zaten bağımlılığı vicdanları yokederek elde ettikleri için,/they have already obtained destroying
addiction to conscience,
bütün devletlerde varlığını gösteren birşey bu./This is something that shows the existence of all states
halkların bağımsız, özgür yapısını yokederek; robotlara,/independent peoples, destroying the structure of
the free, robots
yaşamlarını sürdürmek için gereken yağ vs malzemelerle bağımlı kıldıkları asalaklara dönüştürüyorlar./
sustain the lives of to be rendered dependent on oil for parasites, converting materials, etc..

bunlar da o halkın içindeki insanlarla gerçekleştiriliyor,/they also realized that people in the population,

uzaydan gelen herhangi bir koloninin ürünü değiller./They are not the product of any of the colony from space.

böyle bir esareti durdurabilmek için faşizme karşı mücadele zorunlu bir şey./forced to fight against fascism
in such a thing to stop slavery
inançların, doğal yaşamın, yaratılmış bütün varlıkların sömürü unsuru olabilecek
herşeye karşı, bağımsızlığının korunması gerekli./beliefs, natural life, may be an element of exploitation
of all beings were created
against all things, necessary to preserve the independence.
faşizme karşı savaşmaya mecburuz. esaret istemiyoruz/ are compelled to fight against fascism.
We do not want slavery.

sürecek../will last ..

mukadder caglar/ nicel -for hottopics.me

Pazar, Ocak 23, 2011

street cats /sokak kedileri

kedileri daha çok tanımaya başladım. birbirleriyle ilişkilerini
bizleri de/ onları besleyenleri/ kendilerinden bir parça olarak görüyorlar sanırım,
evde bahçe filan olsa orada kalmaları için birşeyler yapardım, şimdilik kapasitemiz sınırlı
kapı önünde besleyebiliyorum genelde. içerde de birkaç tane oluyor.
ayda bir çuval mamayı yetirebilmek gerekiyor yalnız, çok şişkolaştırmamak gerekli
geçen hasta olan büyücek bir yavru vardı, papatya gibi birşey, salya sümük gripliydi, gözleri çapaktan kapalıydı, teramisin vs'ler sürdüm hep, iyileşti, çorba vs sıvı şeyler yiyebiliyor, bazı kediler onu yalayıp temizledikçe de iyileşmiş. birbirlerine bakıyorlar, özellikle büyük kediler yavrulara öyle bakıyor. ölecek durumda olanlarla ilgilenmiyorlar yalnız. iyileşme durumu olanları bırakmıyorlar. çocuk gibiler, yorum yapma güçleri yok yalnız, birileri onlara zarar verdiğinde neden öyle yaptıklarını anlamıyorlar. büyük kediler biraz daha iyilerle kötüleri ayırt edebiliyor yalnız. sokağın vahşiliğinde olmalarına karşın, kendilerine yemek veren ve sewenlere kaşı davranışları daha sıcak ve sahiplenici. çok acıktıklarında gelip sesleniyorlar,

Cuma, Ocak 21, 2011

gündelik/ haftalık/ aylık ağacı

günce demek olmuyor artık, başka bir ad bulmalı, sürekli zamanı değişen, hareketli, aklına esince yazılan
22 january 2011 saturday
geçen ay picasaya gündelik fotoğrafları tarihleriyle yüklemeye başladım, çalışma albümlerim kapanmasın diye birkaç günde bir yeniliyorum. kendi çevreme dair çektiğim gündelik fotolar işte aralıktan bu yana neler oldu, yeni bir yıl daha geldi, yakın çevremizdeki herşey çok benzer durumda. odunlar hala odun, kalaslar kalas, kömürler kömür. yarın kömürüm bitecek de, öbür gün hava güzel olacak soba yakmaya gerek kalmayacak
bugün gurup yorum konserine gidilecekti, izmire, eğitim sen cilerden mesaj gelmişti, param olmadığını gidiş dönüş ve gereken paraları bir hafta sonra vermek kaydıyla gelebileceğimi, arabamda da benzinin olmadığını yazmıştım, sonra araba sorunu olmayacağı yazılmıştı ama herhalde organizasyon yapılamadı, haber gelmedi, biz de konsere gidemedik, radyodan dinleriz arada artık, herzamanki gibi.
kredi limitlerim mi dolmuş ne, bankalar artık kredi vermedi, kredi kartı da
ing ve denizbank kredi kartı vermedi, başka zaman olsa sıraya girerlerdi, alt tarafı 300-400 liralık olacaktı, ondan ona yatırıp biraz idare ederim diye düşünmüştüm.
denizbank kredi de vermedi, aileden birinin kefilliği gerekliymiş, kurtaran hesapları kapatmak istiyordum da, fortis de kira geliri belgesiyle verebilecek sanırım. biz kredi vs borçları annemle birlikte ödüyoruz ama benim üzerimde görünüyor borçlarımız, benim maaşımda yeterli görünmüyor sanırım. emekli olurken 1.500 kadar bir maaşım vardı. 3 yıl oldu, ben daha 1.300 gibi birşeydeyim. şimdi bir de kredi paraları vs olunca, ay sonunu getiremiyorum. maaşı alınca kedilere bir çuval mama alıyorum 45 liraya, onu bile yetiremiyorum. daha 1 ay olmadan bitirdik gene, kendi ekmek paramımı düşünecem kedilerinkini mi, annem ne yapıyor diye mi, üff yani bu parayı kim icad ettiyse, değiş tokuşlu bir ekonomik düzen daha mı iyi olurdu ki. tabi herkesin neyi değiş tokuş edeceği de önemli olurdu, bazı önemli malları olanların iktidarı büyürdü öyle de.
bir iki kere sağlık ocağına gitmiştim, aile doktoru olmuş, ama öyle bir tavrı vardı ki, esirler üzerinde fiziksel sorun oluşumuyla psikolojik açmaz arayan nazı doktorlarının eğitimini almış gibiydi. aile hekimliğine yeni geçildiği için doktorların da stresli olduğunu söylediler idareden. önce bizim sokağa mor kapıdaki tonton doktorun bakacağını söylemişlerdi, elim yandığında gitmiştim. sokağın bir bölümü ve ben de dipteki mavi kapıdaki doktora gidecekmişmişiz dendi. 2 kere gittim, yaklaşımını beğenmedim hiç, yanında hemşire de bulundurmuyor, kendisiyle konuşurken 3 ay sonra başka doktora geçebileceğimizi söyledi. 3 ay günümü göstereceğini farkettiriyordu. yani daha 2 kerede doktoru tanımak olası değil tabi. kendisinin yapısı gereği özellikle seçilerek ona verilmediysek özellikle. gerçekten sisteme yeni geçişten kaynaklanan durumlar da söz konusu olabilir. hastalık edici şeylerin benden uzaklaştırılması için isa mesihe dua etmeye başladım bir yandan. enfeksiyon eden mikropları viralleri kovmak için. ya da vücudun enfeksiyonlara karşı direncinin güçlendirilmesi gerekli. beni bu doktorlara muhtaç etmesin lütfen. amen
geçen facebook da hz muhammed sav evinin fotosunu göndermişler, kendisiyle rüyalarımda karşılaşmıştık. bizim şimdiki evimizle çok benzerliği var. görüntü olarak, bizim evden yanyana 2 tane koysan, onu farketmek çok etkileyici oldu benim için. birileri haberdardı sanırım, belediyenin evlerde değişiklik yapacağı söylenirken, çıkmaları, kaldırıp, pencereleri değiştirmek olasılığından bahsediyorlardı. o zaman da kabeye benzetecekler herhalde. onun içine de alınmıştım. bizim ev eski köy evi, çıkmalarla yapılmış, bunu bozmak tamamen yapının özelliğini yok etmek amaçlı birşey olur, bu çevrede çalışma yapanların zaten özellikleri korumak gibi niyetleri yok pek.
yandaki hacı hörü hanımla kiracısı sünni sivaslıların bağlı oldukları camiyle birlikte şehadet bozmak amacıyla kullanıldıklarını farkediyorum, davranışları müslümanlıktan iğrendirici nitelik taşıyor. daha önce böyle birşeye tanık olmamıştım. gerçekten iman ve inanç sahibi olmadıklarını iktidarların yönlendirdiği ibadet görüntülerinin olduğunu gözlemliyorum. gerçek inanç ve ibadet insanlarında sonsuzluğun bir ışıması, pırıltısı, canlılığı, sewgisi, merhameti ve mücadele ruhu olur; öyle şehadet bozmak/ bozdurmak için filan adiliklere tenezül etmezler, yapılanların kendi inançlarına değeceğini bilirler. allah korkusu denen şey odur işte. kendi hükümlerinde olmayanları kirleterek çıkar sağlamaya çalışmak inanç ve ibadete uymaz. bu şekilde elde edilen hiçbirşeyin hayrını da görmeyeceklerini bilirler.
bu çevredeki ruhaniyetle ilgili önceden bilgileri ve çalışmaları olmuş sanırım, ibadet ehli diye onlara güvenen ruhaniyet bağlılara ilişkin bilgi ve yönlendirme yapmışlar. onlardan çıkar sağlayıcı durumlar yaratılmasında kullanılmışlar. çevrede bir salapurya türü yapıdakiler var böyle kullanılan, onlar çok farkında değil olup bitenlerin; bir de bu tür dini bağlarıyla kullanılanlar. normal eski halkından pek kalan olmamış. herkes tedirgin yaşıyor, dini bağlarıyla kullanılanları da sünni sivaslılar gibi, cemaat bağı olanlar gibi, yorumsuz istenilenleri yapacaklardan seçmişler. ne zaman kendilerine ne yaptırılacağı sorunsuz oluyor bunların. belediye yolları yarım bıraktı, başkalarının geçişleri yavaşlatıldı, daha kapalı bir hale getirdiler burayı, gene de bazen trafik çok yoğun oluyor, birileri geliyor gidiyor, sokakta dolaşanlar, oralara buralara telefon edenler, çevredeki evlere girip çıkanlar, tahmin ediyorum ki bazı dolaplar çevriliyor, o tür şeylerle bağlantılı birileri. böyle kepaze sürüleri başarılı olamaz aslında da, işte bunların efendileriyle anlaşmalar yapıp adilikleriyle kazanç sağlayanlar yüzünden. başka bir nedeni yok, hepsi aynı bataklık çamurunda sidik yarıştırıp kazanç peşinde koşuyorlar. dünyanın hali neden böyle belli işte.
kendilerine verilen bilinç ve düşüncelerini kullanıp üretken olamayan güruhlar, başkalarına /sewmedikleri ırk ve inançların ürettiklerine muhtaç durumdalar. herhangi bir düşünce bilinç kaygısı olmadan ürettikleri çocuklarının bile bakımını yetiştirilmesini nerelerden öğreniyorlar. birilerinin hayatıyla ruhaniyetiyle uğraşıp şehadet bozmaya çalışırken elde edebildikleri şeyler bunlar işte. elde ettiklerini afiyetle aksırıp tıksırıncaya dek yesinler. bu zavallılıktan çıkar sağlamaya çalışan sözüm ona üretici/ileri güç durumundakilerin bozulmaları da aynı nedenlerden. çok endişelenmesinler, dünyanın gerçekten sonu geliyor. doğal yaşamı yok ediyorlar, yüksek teknolojideki fanuslarda yaşayabileceklerden başkalarına hayat bitiyor
allah beyin vermiş düşünsünler diye, düşünmeyi yorumlamayı tartışmayı yok etmeye kullanıyorlar. başka ne elde edeceklerini sanıyorlar ki, herşey herkes için daha kötü olacak tabiiki
23.1.2011
vodafone internet hattımla sorun yaşıyorum. paket mayısta bitecek, aylık 55-60 lira civarındaydı ama, sınırsız internet olarak kullanınca 100-108 lira civarında oluyor/ da, 5 gb dolduktan sonra internet hızını yavaşlatıyorlar, hatta 3 gb den sonra da biraz yavaşlatılıyor. giderek hızı düşürüyorlar, neredeyse sayfalar açılamıyor, yazdım müşteri hizmetlerine daha önce ama sınırsız internet kavramları buymuş. kendime başka bir alternatif internet hattı bakıyorum. parasal sorun yaşamasam ek bir ev hattı hemen alabilirdim. yaşamımızı iyice zorda tutmak için özel olarak da düşük ekonomide tutuluyorum, yoksa parasızlıktan birilerinin eline düşmekten değil, kötü durumda yaşatmaktan çıkar sağlamaya çalışıyorlar. direnci düşürmek için yaptıkları şeyler. dayanışma olabilecek kişileri de çevreden uzaklaştırıyorlar. resimlerimi satabileceğim bir yapılandırmadan da uzak tutuluyorum. kurdukları mafyavari çıkar ilişkileriyle besleyecekleri adamlarına fırsat sağlıyorlar. çıkar torbalarıyla beslenen kepaze sürülerinin inançlarla ilgili herhangi birşeye saygıları yok. yalnızca kendi dünyevi iktidarlarının herşeye karşın sürdürülmesini düşünüyorlar. bunun için analarının dinini bile satılığa çıkarıyorlar. insanların da bağımsız özgür hareket edebileceği ne varsa yoketme peşindeler. toplumda yetersizliklerle güçsüzleştirilmiş kişilerle varlık sağlıyorlar. muhtaç insanlar, yaratmaya çalıştıkları halk bu işte. çok dindarlar ne de olsa.
hergün bunun için ibadet ediyorlar, tanrıdan kimyasallarla hastalıklarla güçsüzleştirilmiş, kendi başına hareket edecek hali kalmamış, onun iyiliğini düşünenlerin belirlediği konular dışında düşünme tartışma durumu yaptırılamayan, kendisinin üretip yaşam oluşturmaktan aciz olacak, bir halkları olması için tanrıdan yardım istiyorlar. tanrıyla inanç kapıları bu şekilde biçimleniyor. ve uyuşturucu/ fuhuş/ silah/ organ/ vs kaçakçılıklarıyla da, organize çalışmalarıyla da uluslararası kazanç sağlıyorlar. yüce devletlerinin gücüne allahın yardımıyla güç katıyorlar. tanrı ne için var ki zaten. insan milletinin bu işlerini de yapmadıktan sonra
yılbaşında adadaydım, evde kedilerle geçirdim, bir ara kutup köpekleri/ malamat/ olan komşu arkadaşlardan nazmiye çağırdı. annesi gelmişmiş. benim evin önünden geçiyorlardı, pazardan balık bişeyler almış diye, gitmeyecektim ama annesi olunca biraz onlara takılabileceğimi söyledim. 8-9 sıraları gidip geldim. eşi de gelmiş nazmiyenin. küslermiş konuşmuyorlarmışmış ama annesi var diye gelmiş, annesiyle onları barıştırmaya çalıştık. biraz konuşuyor gibi olmuşlardı ama sonra söylediğine göre, "aynı tas aynı hamam" mış. konuşmuyorlarmış.
gece yarısı çatıdan havai fişekleri izledim, annem ablamlardaydı, onla konuştuk
tarih nosu olarak kayıt farklılığının dışında yeni bir şey yok. herşey çok rutin bir şekilde /bir değil çok yıllar geçsede/ benzerliklerle dolu. insanlar birbirlerine çok fazla benziyorlar. ellerine para geçince yeni yılın modasına uygun bişeyler giyseler de, fiziki kumaşları çok aynı gibi. herhalde düşünsel olarak çok fazla benzeyişlerden kaynaklanıyor. yeni yılın tek farklılığı da modadaki yenilikler oluyor gibi, moda yenilikleri de olmasa yeni yıl kavramını kaldırıp at.
tabi bu benim çevremdeki gözlemlenenlerden, başka yerlerde başka kültürlerde neler oluyor bilmiyorum.
25.1.2011- aralıktan beri kütüphaneye gitmiyordum, 19unda gittim, hüseyinin cafe çalışırken gördüğüm biriki kitap vardı, roman, öykü hikaye yazımı üzerine.
"story" robert mckee
"roman teorisi" philip stevick
nette bulduğum bir gün aldım isimlerini, roman teorisi varmış, onu ve w. smith in kitaplarından aldım. 2 şubata dek, ama 2 ocakta gelecek diye yazmış, sonraki gün farkedip telefon ettim.
roman teorisi kaynak kitap olduğu için fazla tutmamamı, inceleyip getirmemi istediler, gerekirse telefon ettiklerinde büyük olasılıkla getirebileceğimi söyledim.
yazın işleriyle uğraşan kişilerin kütüphanesinde olmalı, param uygun olduğunda alayım. şimdilik kütüphaneden yararlanayım.
sokaktaki çalışma devam ediyor. geçen durmuştu, 1 ay olmuş, gene başlamışlar. işçiler köşede çalışacakları için arabamı biraz yukarı çektirdiler. çarşamba günü izmire gideceğimi söyledim. sıkışıp kalmayayım diye.
eczaneden 2 seferdir tetradox alıp parasını sonra veriyorum. geçen hafta alıp 3-5 gün sonra verdim, bu gün de alıp 2 gün sonra vereyim dedim. sağolsunlar arada çok sıkışınca böyle yapmaları çok iyi geliyor. kediler baya hasta bu ara, soğuk, bir de kalabalıklar, evdekilere yutturuyorum birer tane, diğerlerine mamalarının üstüne serpiyorum. onlar sağlıklı olursa bizler de iyi oluyoruz. arada vücutlarının sabunlu su ve domestos damlatarak hazırlanan solüsyonla silinmesi de dışardan gelebilecek mikropların önlenmesinde katkıları oluyor. evde kalanlar için.

Çarşamba, Ocak 19, 2011

hot topics.me /ve gruplar

geçen birkaç aydan bu yana julian wikileaks assange kampanyalarına katılıyoruz. dünya da değişimlerin olabileceğine inancımızı artırdılar sanki. iyi bir şey oldu.
neler olup bitiyormuş diye araştırdık, ingilizcemin bu kadar kötü olabileceğine inanamazdım. google vb haberlerine baktık hep. olup bitenler iyi. dünyanın gidişatına ilişkin kapalı kapılar ardında yapılan gizliliklerin toplumlara açıklanabilir bir yanının olması muhteşem.
o araştırmalar sırasında hottopics.me sayfasıyla karşılaştım.
gruplar vardı, sayfa üyelerinin ilgileri doğrultusunda oluşturuluyordu. freespeech diyorlardı. benim de "war to fascism" ve "templier knights' confidential documents" gruplarım oldu.
kendime dair yaşamsal bulduğum araştırma konuları. oradaki dokümanları dolaşırken gördüklerimden de etkilendim belki de. "secret society" deki dökümanlar.
faşizme karşı mücadeleyi insanlık ve inanç mücadelesi olarak görüyorum. dünyadaki varlığımızın tanrısal bağlarıyla uygun görmediğim bir ideoloji. varlıklar sezgisel ve fiziksel bilinçle varolmuşlardır. faşist ideoloji, bilinçsiz insanlığın yaratıcısıdır. özbilinçle denetlenemeyen varlıkların tanrısal bağlarının yokedilmesi, bir bakıma onların yaşadığımız dünyada esaret altında tutulmaları. korkunç şeyler bunlar.
tapınakçılarla ilgili de son yıllarda araştırıyordum sürekli. yazmıştım. kendi yaşamıma dair olup bitenlerden yola çıkmıştım. onlara dair, masonlara dair, ve başka guruplar
tanrısal bağları olan bu yapının/ tapınakçıların, inançlarının kullanılarak nasıl çirkinliklerin yaşatıldığı. bunların dünyadaki iktidarlar/devletler adına yapılışı. tanrısal bağları iktidarlara uşak etme adına, her türlü aşağılıklara adiliklere yol açıcı şeyler yapıyorlardı. fuhuşçular, uyuşturucucular, silah kaçakçıları, organ tacirleri, öldürmeler
o doğrultuda hazırlanmış senaryolar hayata geçiriliyordu.
bu araştırmayı yapmaya mecburum.
çünkü benim yaşamımla da bağlar oluşturuldu
karşılaştığım ve yaşamımda sözlerini duyduğum bir yapının araştırılmasına katılmam gerekirdi zaten. sonradan sapkınlıklarla bozulan bir yapıya dair, bende olan bilginin de görülebilir olması gerekir. başka bir araştırma nedenim yok.
hangisi olursa olsun, inançları çirkinleştirmemek gerekli.
çıkar amaçlı sapkınlaştırmalara da dur denilmesi gerekli
bu bile, başlı başına bir meydan okuma, bana yüklenen bilgiyle de başka bir çarem yok.
ilgi duyan arkadaşların ellerindeki dökümanlarla o sayfalara gelmelerini beklerim
bir tartışma ve konuşma sürecini başlatabiliriz belki de
"hottopics.me" de yazacaklarımın burada da bağlantıları olacak