Cuma, Mayıs 02, 2014

romanımı okuyanların ücretini yollayacakları banka hesap nosu

geçen ay denizbanktaki hesabımı da kapatınca, kredi kartlarını ödeme güçlüğü çektiğim için, yalnızca hsbc de hesabım kaldı, maaş hesabım da orada.
açık romanın ilk sayfasında bir bölüm var, orada, yazdıklarımdan yararlananların ekonomik koşullarına göre ücret ödemesini istemiştim ve denizbank hesap nosu yazmıştım. şimdi o bölümü bulup değiştiremedim, ama
şimdiki hesap nolarımı buraya yazıyorum. yazdıklarımdan yararlananların ekonomik koşullarına göre romanımın ücretini ödemesini bekliyorum

izmir hsbc bankası hesap nolarım


 861 1011294 270 00 TL SIRINYER SUBESI
Uluslararasi Hesap No (IBAN)* : TR 4500 1230 0861 1011 2942 7000



 861 1011294 770 01 USD SIRINYER SUBESI
Uluslararasi Hesap No (IBAN)* : TR 6400 1230 0861 1011 2947 7001


861 1022482 770 99 EUR SIRINYER SUBESI
Uluslararasi Hesap No (IBAN)* : TR 6600 1230 0861 1022 4827 7099 

Cuma, Nisan 04, 2014

kuşadasının kavramsal sanat olarak betimlenmesi 1

kuşadasının kavramsal sanat olarak betimlenmesi;
geçenlerde hdp den aday olan arkadaş badyguard olarak çağırdığımız bir gençle beni eve kadar bırakmıştı, bizim evin biriki alt sokağında bir seçim büroları vardı, ve ben onlara merhaba deyip bir çaylarını içerken vakit geç olmuştu
tartışmayı seven birilerinin olduğunu görmek de iyiye işaret aslında
ön parmaklıklı kapıdaki asma kilitleri ('2) görünce ve arkada bir kapı daha var; afalladılar tabiiki
sonra konuşurken "kapıya bir kilit daha takarsın" dedi
yaşama dair bişeyleri anlatıyordu
ben de "evime benden habersiz girip çıkıldığı gibi şeyler hissettiğim durumlar olduğu için, kameralar olsa bile gene de, asma kilitleri kapıya naylon poşetlerle bağladığımı ve gözüme güvenmediğim için fotoğraflarını çıkarken ve eve girerken iki yönlü olarak çekip googledaki sayfalarımda biriktirdiğimi; yüzlerce olan bu fotoları da "kuşadası" adıyla kavramsal bir iş olarak projelendirdiğimi söyledim.
insanın tüylerini diken diken edecek kadar, hani şu bana ve evime tutulan lazerli cihazların etkisi gibi, "diken batması gibi bir etkileri oluyor ve..." ; dehşet bir konu aslında;
"insanlar ve mallar üzerindeki ranttan başka bir düşünceleri ve algılamaları olmayanların" etkisiyle oluşan bir sanatsal tasarım; ve bunların büyük bir çoğunluğu bu dehşetengiz olayın sanatsal biçimlenişinin kendi savurdukları "halkçılık, eşitlik, atatürkçülük, insan haklarına saygı, v. " bir tartı olarak geleceklerinin karşısına çıkacağını anlamaktan aciz ve isteksizler.
yıllardır ne zaman bir sanat çalışması desen, vs yapmaya kalksam hemen suni sorunlar, hastalıklar ürettirerek iş yaptırmamayı marifet ediyorlar; amaçları kazanç edinmemi önlemek, zor şartlarda yaşatmak sanırım
ama, gene öğretmenliğimi hatırlatayım, "sanat yaşayan bir şeydir, yaşama dairdir
sizin bir sanatsal kapasiteniz varsa, bir yeri tıkayıp kapatsalar, o başka bir yerden "sıkılmış bir yumruk gibi gireceksin hayatın içine, ahmet kaya"
bu da benim vasiyetlerimden biridir, çektiğim bütün fotoğraflar, günceler, günce fotoğraflar, bu kapının girer ve çıkarken 2 yönlü çektiğim naylon poşet sarılı asma kilit fotoları, yüzlerce foto, ben sergileyemesem bile, yaşarken ürettiğim kavramsal bir iş olarak tarihimde yerini alacaktır; başkalarının tarihinde de
benim çektiğim fotolardan başka, başka kapılarda hazırlanmış düzeneklerle çekilmiş fotoğraflarla da bir çalışma yapılarak yerini alabilir
"tanrı istediğini al, ama bedelini öde der" denmişdi
iş yapmayı engelleyerek zor koşullarda yaşatmaktan çıkar sağlayanlara bir bedeldir belki bu da;

 

Pazar, Mayıs 26, 2013

yeniden açık günceye

yeniden açık günce yazılarım ve çevresel olayları romana dönüştürerek ve yaşantıların kavramsallaştığı günce fotoğraflarımın sanat işlerinde kurgulandığı projeleri sayfamda başlatacağım. bir ara blogger sayfama giremiyordum ve yaşadıklarımı yeteri kadar betimlediğimi düşünmüştüm
yetmedi, birileri kötü bişeyleri sürdürüyor, kendi başıma üstesinden gelemeyeceğim, hatta ara ara 'interpole bile yazmaya başladım.
bostan güzeli konusundaki hazırladıkları olayları ve balici serdar olayını karakolda ifade alıp tutanak yapan polis memurunu, daha önce 'hil sokağı kabusu yaratmaya çalışanların / hani benim arabamı sıkıştırıp, önünü kapatıp 'otele gel çağır" diyorlardı da/ sokaktan 'tır gibi birşey geçince sun hill otelin önüne polis arabası gelmişti, benim arabayı kapatmışlardı gene' ve tepem atık bir şekilde gidip söylemiştim; o polis memuru olduğunu farkettim, ifade alırken özetlemeye kalkıp kendi sözcüklerini kullanmıştı çoğunlukla. 'hiç tatlı değildi, orospu vs dedi vs gibi, diğer ifade alanlar o kadar değiştirme yapmamıştı; beyaz buğday tenli gibi, kumral hafif söbe yüzlü, orta boylu bir adamcık,
sokakdan birilerini geçirtiyorlar habire, küfürlü, bişeylerin elemanı gibi, bügün onlardan 5 genç, yani şu saat dün oldu; saat 2-2.buçuk civarı geçerken koşuşturup, daha önceden buralarda dolaşan madde bağımlısı gibi başka bir genci dövdüler, ben çatıda fotoğraf çekiyordum, birkaç fotolarını çektim, kamerada da görüntüleri vardır, yapmayın kavga etmeyin' diye bağırınca çocuk kaçtı, arkasından koşup diğer sokakta gürültüler geldi, sonra belediye başkanının kayınvalidesinin evinin önünden geçerken baktılar, onlara" ayıpladığımı söyledim, yakışmıyordu hiç;
çevrede demirlenmiş virane kapıları kırılmış, bir zeyna diye kara köpek dolaştırılıyor bazen, bir de 2 genç bayan beyaz sibirya gibi bir şeyi, benim evin önünden sesleri geliyordu hep, hacı hör'ün kapısına oturup konuşuyorlardı, hergün de penceremin önünde köpek pislikleri, sonra köpekle belediye başkanının kayınvalidesinin evinin önünden konuşarak köpekleriyle geçtiklerini görünce anladım, bizim değirmene girecek gibi olup beni görünce düz devam etmişlerdi; karşı bahçede 5 yavru kedi, 1 aylık kadardılar, anneleriyle oynuyorlardı, 2 gün önce yokoldular, anne kedi çok perişan, kirli travmalı dolaşıyor; demokrat geçinirken rant için yapmayacağı olmayan, uyuşturucu ve fuhuş mafyacısı birilerinin ruhuna yakışır olaylardan biri daha;
çevrede yeni türeyen gösterilenler, belediye başkanının mhp bacağının görüntüleri şeklinde davranıyorlar. üst düzey uyuşturucu ve fuhuş olayları yaptırılırken, dönemin başbakanı /ilerde başkan olacak/ habire ayran diyerek, düzeyli içkilerin içildiği yerleri bile yasaklamaya çalışıyor. değirmen civarındaki uyuşturucu konusunu görmezden geliyorlar, ücreti neydi ki bu görmezden gelmenin;
yavru kedilerin kaybolduğu bahçenin ön taraftaki demir kapısı da kırılmışmış, fotoğraflarını çekerken, içeri baktığımda, yan duvarına daha önceki yıllarda yapılmış hz. isa resminin üstünü şöyle böyle boyamışlar; brezilyadaki büyük heykele benzer yapmışlarmışmış; ilk taşındığım zamanlar görmüştüm, orada fuhuş yaptırılıp o duvara işiyorlarmışmış;
organize olaylar ve organize 'bostan güzeli olayından sonra; neler olup biteceğini tasavvur edemediğim için yeniden yazmaya karar verdim; onlar da kestiremiyor sanırım, betleri benizleri bozuk olanlar var; eninde sonunda kendilerine de değecek, anlaşılıyor
davalık olayları ve açıklamalarını da romana koyacağım;
bir de madde bağımlısı kisvesi altındaki kişilere termal laser cihazlar kullandırılıyor; sürekli eve tuttukları için, kedilerde ben de olumsuz etkileniyoruz, onlarla ilgili de yazmam gerekiyor
sonra; o büyük geminin denizin üstünde gidişini, "sokaktan biriki kişi' .. açık    bırakıyor hehe ' diyerek geçti"
işte benim bilgisayarda nereye ne yazdığımı bile benle bilenler olduğu için, yeniden yazmaya karar verdim.
o büyük gemiyle ege de dolaştığımı, internet sorunumu nasıl çözdüğümü anlatmam gerekiyor;
kim demişti onu "sen ne anlatırsan anlat, herkes için anladıkları kadardır; yani izleyicinin, okuyucunun yanından bakıldığında, her biri kendine göre tanımlayacaktır
ama, yazı kalacaktır hep, yazanın temsilcisi olarak

Çarşamba, Mayıs 04, 2011

bir sawaşçının geçişine saygıyla

"herkes birbirinin teröristi"
demiştim
dünya tarihinde biraz yol alınca terör olarak betimlenebilecek çok fazla şeyle karşılaşılıyor
katliamlar, soykırımlar, baskı ve işkenceler
ama sanki herşeyde en çok acımasız olan içinde bulunduğumuz çağ gibi birşey
büyük kentler, ülkeler, hemen hemen dünyanın heryeri kapalı hapishaneye dönüşmüş durumda, herkes gözetleniyor; daha da kötüsü, hemen herkes denetim altında tutulmak için psikolojik ve fiziksel olarak baskı altında
zihinleri bedenleri durduran, denetim altına alan ilaçlar, kimyasallar kullanılıyor
bireyin kendi zihni ve bedeni üzerindeki denetimini yokedecek herşey deneniyor
neden, birilerinin iktidardaki egemenliklerini sürdürmeleri için
demokrasi özlemleri hiçe sayılıyor, hemen heryerde
ortadoğu üzerindeki gelişmelerle bakarsak,
saddamın yıkılmasına, öldürülmesine hiç üzülmedim, diğerlerine de, mısırda libya da, yıllarca halklarına demokrasiyi çok görerek diktatörce yönettiler. onlar için üzülmemi gerektirecek ne olabilirdi ki…
usame bin ladin, bir sawaşçıydı
acımasız kuralları olan bir dünyanın sawaşçısı
bir sanatçı, kadın, solcu olarak, farklılıklara, farklı inançlara, yogaya yönelimleri olan biri olarak karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz olan bir sawaşçı
ancak, yıllardır yaşadıklarımız, yaşatıldıklarımız düşünülecek olursa
inancımızı, şehadetimizi bozmak, esir etmek için yapılanlar; bilinenler mechul, imalar neye hizmet ediyor belirsiz
kimlerin ne kadar bildiği belirsiz
kimlerin hangi rollerde yürüdüğü belirsiz
ben kendime dair olan bitenlerin usame bin ladinin teröristliğinden çok daha ağır olduğunu düşünüyorum, ve biliyorum
faşist ideolojinin iktidar biçimlenmelerinin dünyadaki herşeye egemen olma tutkularından inançlarımızla, varoluşumuzla payımızı aldık
usame bin ladinin yaptıklarından daha acımasız değilmiydi olup bitenler
silah kaçakçılıklarına, fuhuşa, uyuşturucuya esir edilmeye çalışılan inançlarımız, harcanan hayatlar, adilikler, onursuzlaştırmalar
ve bunların mucidleri ve uygulayıcıları yasal insanlar olarak toplumda yaşıyorlar
usame bin ladin istese babasının zenginliğinin mirasçısı olarak, çok lüks yaşayabilirdi.
doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılabilecek bir şekilde müslümanlık için sawaşa /yola çıktı.
acımasız bir sawaş.
başka inançlara, insanlara, devletlere baktığımızda çok da yadırganmayacak bir acımasızlıkta.
”herkes birbirinin teröristi”
ben, dünyadaki varlığını herhangi bir ırk, din ya da devlet bağlılığı olmadan, bir hak yolcusu olrak sürdürmek isteyen birisi olarak,
allahın adının anıldığı heryerde ve toplulukta dualara katılabiliyorum. onlardan birisi olarak katılabiliyorum. bu inancımı yüreğimde hissediyorum. ruhani dünyamda hissediyorum.
ruhani alemdeki yapıların dünya şehadetini bozan, inançlara yakışmayacak şekideki iktidar biçimlenmeleriyle, devletlerle oluşan sistemlerin yokedilmesini doğru buluyorum. gerçek inanç sahipleri böyle kabullüdür. kutsal bir savaş. kimler bunu gerçek olarak sürdürüyor, çok karmaşık ve muğlak bu da. ama olması da gerekli. demokratik bir yapılanma çözüm için en önemlisi.
bütün inançların, varlıkların ve ruhaniyetlerin temsiliyetine inanan ve kabul eden birisi olarak, usame bin ladinin inançlarını kabul etmemem de olası değil. belki, başka insanların kabulü ve sawaşma biçimleri olarak tartışılabilir.
yaşadığını ya da öldüğünü muğlak bıraktılar.
bir sawaşçının kaçırılıp kahpece yöntemlerle dize getirilmeye çalışılması ruhaniyetimizin amerikaya olan nefretimiz olacaktır.
sawaşta ölmek de var, öldürülmekde. ben yaşatıldığımız her türlü aşağılık, onursuz, kahpece, şerefsizce olup bitenlere ve bunları yapanların yaptıranların saygı gördüğü bir dünyada; usame bin ladinin geçişine saygıyla bakıyorum. kim ne derse desin bu böyle.
bütün hak sawaşçılarına saygımla..
mukadder caglar

Pazar, Nisan 03, 2011

http://hottopics.me/

yeni yazılarımı artık hottopics.me de yazıyorum. onun süresi ne kadar olur bilmem. bloğun arka planını bazen görüntüleyebiliyoruz. ancak tamamen açılıncaya dek yazmayacağım. biriki küçük not belki. "hottopics.me" de çok güzel, neler var neler. amerikanın filan yaptığı bir sürü şeyi dosyalamışlar. bilinç kontrolüyle ilgili bişeyler dahi var. çevirilerimi google destekli yapıyorum, kopyala yapıştır olmayınca zor oluyor. dünyada olup biten şeylerle ilgili o kadar malzemeyi, amerikan ordusundan bağımsız kişilerle indirdiklerini düşünmüyoruz sanırım. yalnızca er bradleyin yaptığı şeyler değil bunlar. amerikanın dünyada yaptıklarıyla ilgili ve yöneticileriyle ilgili sorunları olanların katkıları belli.